bodrum escort Bedava porno izle Didim Escort Bayan Fethiye Escort Kızlar Sakarya Escort Bayan

"SİGARANIN SİNSİ REKLAMLARININ SINIR TANIMAZ, AZGIN BAĞIMLILIK DAVETÇİLİĞİ!"

Yıllardır bağımlılıkla mücadele konferanslarımda, maddeleri; yasal, yasadışı, uyuşturucu, uyarıcı, hayal gösterici, sentetik, doğal diye sınıflandırarak anlatmıyorum.
Bu haber 2014-11-02 15:07:22 eklenmiştir.
Yıllardır bağımlılıkla mücadele konferanslarımda, maddeleri; yasal, yasadışı, uyuşturucu, uyarıcı, hayal gösterici, sentetik, doğal diye sınıflandırarak anlatmıyorum. Maddeler tabii ki özellik olarak birbirilerinden farklı ancak bu farklılıkların dile getirilmesinin özellikle gençlere verilen konferanslarda bir faydası olmaz. Hele hele maddeleri, zararlı ama bu daha da zararlı ya da bu diğerlerine göre doğal olduğu için daha zararsız diye anlatmak, konferans sonrasında yeni kullanıcı adayları oluşturmak anlamına gelir.

Bunu bildiğimiz için ben ve bu alanda çalışan tüm arkadaşlarım bağımlılığa bir bütün olarak bakıyoruz çünkü maddelerin kullanıldığında ortaya çıkan özellikleri birbirlerinden farklı olsa da tüm maddelerin buluştuğu ortak yer tümünün “bağımlılık” yapıyor olmalarıdır. Bu nedenle, esrar maddesini anlatabilmenin yolu yasal sigara maddesini anlatmaktan geçer. Her sigara içen esrar içmez ama her esrar içen sigara içer! Yani bir kişinin esrara başlaması için öncelikle sigaraya başlaması gerekir.

Sigaranın zararını anlatabilmek adına yıllardır ironi yaparak; “sigara içenlere de kelepçe takmayı çok istiyorum” diyorum. Tabii bunu söylerken, en yakın dostlarım, büyüklerim bana hep bir tebessümle bakıyorlar ama benim isteğim o tebessümlerin içtikleri sigarayı bıraktıktan sonra yüzlerinde ve sevdiklerinin yüzlerinde daimi olarak kalmasıdır. Çok şükür ülkemizde sigara yasakları başladı. Sigara bağımlıları bu yasaklar karşısında, çok konuştular, çok direndiler ve hala da bağımlılıkları kendilerine vazgeçilmez bir inat bağışlamış olanlar bu dirençlerine aynen devam ediyorlar. Aslında bu inatlarını sigara paketlerinin ters istikameti yönünde yürümek için gösterseler tümü sigarayı bırakır ama o istikamete dönmek hiç de kolay değil.

Türkiye’de sigara yasaklarımız tam da benim istediğim gibi ama sadece kanunları yaparak yasaklamak pek mümkün değildir. Toplumun bu kanunları sade vatandaşından yukarıdaki yöneticilerine kadar benimsemesi gerekir. Örneğin; bir vali ya da emniyet müdürü kendi makamında her durumda sigara içiyor ise o şehirde bu yasakların denetimi, sigara içmeyen bir şehrin yöneticilerinin bulunduğu şehirdeki gibi değildir. Çünkü balık baştan kokar…

Her şeye rağmen, sigaranın aleni, bağımlılık yapıcı bir madde olduğu, bizzat bağımlıları da dâhil herkes tarafından kabul edilmiştir. Ülkemizde de, bu gerçekten hareketle, yasaklar belli bir seviyeden başlatılarak günümüzdeki son haline getirilmiştir. Aleni yasak, aleni reklamı da ortadan kaldırmıştır. Günümüz Türkiye’sinde sigara reklamları artık, televizyonlarda, radyolarda, reklam panolarında yoktur. Bunun yerini belki de daha tehlikeli olan sinsi, azgın, Şeytan’a bile pabucunu ters giydirecek reklamlar almıştır. Tam da Şeytan’ın; “Allah’ım İNSANA uydum beni affet!” diye yapabileceği bir duanın bile ortaya çıkmasına sebep olabilecek sigara reklamları ile karşı karşıyayız.

Telefonum çalıyor, karşıdaki ses, daha önceki yıllarda birçok gençle buluştuğum gibi okuduğu okula gittiğimde, konferansımı dinleyen ve devamında uzun yıllardır, yazılarımı okuyan, çalışmalarımı takip eden, ara arada görüştüğümüz çok kıymetli bir kardeşim. Beni aradığı dönemde okuduğu üniversitenin de son sınıfına gelme başarısını gösteren ve bugünlerde öğretmen olan ya da olmak üzere olan birisi:

- Ağabey sana bir şey soracağım ama bana kızma!
- Kızacaksam hiç sorma o zaman.
- Yok yok ben sormak istiyorum yoksa içim rahatlamaz.
- Hayırdır kötü bir şey mi var?
- Yok ama sen dinleyince eminim kötü bunu yapma diyeceksin.
- E o zaman niye vakit kaybediyoruz, sen konuşmadan da benim ne diyeceğimi biliyorsun.
- Ağabey bak, ben şimdi son sınıfa geldim biliyorsun. Öğrencilik zor, ailemin durumu da belli, geçen gün benim yanıma biri geldi. Bana bir teklifte bulundu.
- Ne teklifi, evleniyor musun yoksa?
- Yok, öyle değil, bir nevi iş teklifi.
- Nasıl bir iş?
- Ya senin kesin sevmeyeceğin bir iş.
- Of, başından beri benim ne diyeceğimden o kadar eminsin ama konuya giremedin bir türlü.
- Tamam, ağabey kızma anlatıyorum. Hatta pat diye giriyorum konuya. Bu adam yanıma geldi daha doğrusu bir arkadaşımla aynı mevzuyu daha önce konuşmuşlar, adamı yanıma arkadaşım getirdi. Bana çantasından bir sigara paketi çıkardı, yabancı bir marka. “Biz sana bu sigaradan haftada bir karton yani 10 paket vereceğiz hatta istediğinde, fazlasını bile verebiliriz, sorun yok.” dedi. Tabii ben adama şaşkın bir şekilde baktım. Adam devam etti; “Zaten sigara içiyormuşsunuz, arkadaşınız söyledi, bundan sonra sadece bu sigarayı içeceksiniz. Arkadaş ortamlarında herkese ikram edeceksiniz, masanın üstüne bırakıp herkesin görmesini sağlayacaksınız ve bir de ben artık sadece bu sigarayı içiyorum, siz de için diyeceksiniz, bu kadar, ha birde bunu kabul ederseniz size ayda 700 TL burs vereceğiz!” Ağabey ne diyorsun bu duruma?
- Ne dememi bekliyorsun kardeşim?
- Olmaz diyorsun yani?
- İnsanları bağımlılığa hem de böyle kirli bir oyunla davet etmene benden fetva vermemi mi bekliyorsun? En başından beni ararken bilmiyor muydun benim cevabımı?
- Ya şey biliyordum da, ya ağabey öğrenciyim ben biliyorsun.
- Bak güzel kardeşim, hiçbir insan açlıktan hele ki bu ülkede ölmez ama sigaradan ölür! Beni tanıyorsun ve zaten beni aramadan dahi ne cevap vereceğimi bilen birisin, cevabım değişmez-değiştirilemez. Seni vereceğin karar ve vicdanınla baş başa bırakıyorum…

İşte böyle sevgili dostlar, sigaranın ve tüm bağımlılık yapıcı maddelerin, insanlar bağımlı olsun diye kurdukları tuzak oyunları aynen devam ediyor. Bize düşen, kendimizi ve sevdiklerimizi kurulan bu tuzak oyunlarında hangi rollerde görmek istediğimizin kararını vermek olacaktır. Uyuşturucu satan bir torbacı ile sigarasını satmak için bir öğrencinin en zayıf noktası olan para ihtiyacına yönelik bu tuzağı kuran kişinin zihniyeti aynıdır!

Ha torbacı, ha takım elbiseli sigara şirketi çalışanı, biri yasadışı, diğeri yasal bağımlılık pazarlayıcısı. Uyanık olursak bağımlı olmayız!

Zafer Ercan-zaferercan.com
ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Sağlık haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Urfa Göbeklitepehaber,Urfa Haber,Şanlıurfa Haber
© Copyright 2013 gobeklitepehaber.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi