AKTÜEL DÜNYA EKONOMİ SAĞLIK SİYASET SPOR YAŞAM YEREL KADIN ÖZEL
Yazarlar Birliğinde 'Urfanın Tarihsel Kimliği AnlatıldıTarih 12 Şubat 2013, 16:59 Editör: Editör

Yazarlar Birliğinde 'Urfanın Tarihsel Kimliği Anlatıldı

rkiye yazarlar birliği Şanlıurfa şubesinin geleneksel olarak her hafta düzenlediği ve her hafta bir konuğun çağrıldığı Cuma gecelerinde bu hafta konuk konuşmacı; Harran Ünv. Tarih bölümü öğretim üyesi Prof. Dr.Abdullah Ekinci  'Urfanın Tarihsel Kimliği" adlı bir sohbet gerçekleştirdi.

Prof. Dr.Abdullah Ekinci  Hoca sohbetini  slayt eşliğinde fotoğraflarla  gerçekleştirdi.

Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdullah Ekinci; “Bazı arkeologlar ve araştırmacılar, bundan yaklaşık 4 bin yıl önce Urfa, Güneydoğu Anadolu ve Suriye civarında büyük bir kuraklık yaşandığı ve bu kuraklık yüzünden Filistin’e göç edilmiş olabileceği üzerinde durmaktadırlar. Söz konusu dönemde, Hz. İbrahim tevhid mücadelesi vermiştir. Bölgedeki Ur, Harran ve Saruc (Suruc) gibi bazı yerleşimler kutsal metinlerde geçer. Eski Ahid’de Saruc Hz İbrahim’in atası olarak geçer. Harran ise ilahi mesajın alındığı ilk yerleşim olarak bahsedilir. Urfa Büyük İskender ve sonrasında Selevkoslar döneminde, yeni bir takım değerlerle tanışmıştır. Bölgemiz bu dönemde Yukarı Mezopotamya’nın tamamı ile Kuzey Suriye’nin bir bölümü, savaşan güçler arasında bir “tampon bölge” haline gelir. Kent yeni bir tavır sergiler. İki tarafı da memnun eden bir tavırdır. Kent, paganist yapısıyla Helen, Pers ve Mezopotamya düşünce dünyasının basit bir kopyasıdır.  Urfa, Osrhoene Krallığı dönemde de bu iki dilli tavrı sürdürmüştür. Bu iki dillilik (Tampon Bölge Kültürü), biri İran’ı diğeri Roma’yı idare eder. Bu dönemde Urfa ve Harran Okulu uygarlığın beşiğidir. Bilginin demlendiği kenttir. Kentin iki büyük bilgini ve onlara tabi grup vardır: Bar Daysan ve Bardaysancılar ile Tityanus ve Tityanusçular. Bar Daysan Atina’da; Tityanus ise Roma’da eğitim görmüştür.  Tityanus (doğum: 110) Urfa’da dört İncilin bir harmonisi olan “DİATESSARON” yazar. Bu kutsal metin V. Yüzyıla kadar Doğu kiliselerinin tamamında kullanılmıştır. Tityanus ile Bar Daysan’ın fikirlerinin mücadelesinin izleri, 7. Yüzyıla kadar görülmektedir.  Tityanus’e göre Bar Daysancılar, sosyal hayatta Helen dünyasının oburluğu ve sefahati tanrılaştıran hayat tarzını benimsedikleri için eleştirir. Bu yüzden putperest kökenli Roma Hıristiyanlığına da acımasızca saldırıyordu. Tityanus ile züht Hıristiyanlığın bölgeye gelişi, Hıristiyan ilahiyatının Batı düşüncesiyle tanışması zengin bir fikir atmosferinin doğmuştur. Tityanus züht ve takvanın esas olduğu, nefsi öldüren bir çileciliğin hayat tarzı olarak görülmesini arzu ediyordu. Roma’dan dönüşünde Urfa’da Yahudi kökenli Hıristiyan bir cemaate katılışı putperest kökenli kilisenin teolojinin görüşlerine karşı çıkmasından kaynaklanmıştır. İslam fethiyle kent yeni bir uygarlıkla tanımıştır.

 Kent değerler açısından 639 ile 1146 yılları arasında gitgeller yaşamıştır.  Kentin İslamî ve mistik kimliği 12. Yüzyıldan itibaren başlar. Bu dönemin önemli aktörü Muzaferuddin Gökböri’dir. Gökböri, şehirde mevlit törenleri düzenler. Ayrıca yetim ve öksüz çocuklara iş ve sütanneleri sağlamakla şehrin gönlünü fethetmekte doruk noktasına çıkmıştır. 1251’de Moğollar’ın Ruha ve çevresini yağmasıyla başlayan değerlerin kaybı, 1517’e kadar devam eder. Bu dönemde bölgede Timurlular, Akkoyunlular, Memlûkler ve Safeviler arasında iktidar mücadelesi verilmiştir. Bu mücadele de kent sosyal, kültürel ve iktisadi açıdan etkilenmiştir.” Dedi.

Sözlerini sürdüren Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdullah Ekinci; “Kent idari açıdan da kırılmalar yaşamıştır. Urfa’nın mülkî-idarî yapısındaki bir diğer değişiklikte Urfa müstakil bir mutasarrıflık olmuştur. 22.02.1910’da bir grup Urfa eşrafı, Urfa mebusu saffet Efendi’ye bir telgraf çekerek Urfa’nın müstakil sancak olması için gayret sarfetmesini isterler. Telgraftan Urfalılar “gayrı meşru” dedikleri Urfa Belediye gelirlerinden %4’lük Vilayet kesintileri ile Birecik ve Rumkale Kazalarının Antep’e ilhak ile mutasarrıflık çalışmalarından rahatsız olmuşlardır. Birecik Kazası, Urfa sancağının önemli gelirlerinden birini oluşturmaktadır. Antep Liva olmadan Urfa’nın müstakil mutasarrıflık yapılmasını istemektedir. 24. 02. 1910’da Halep valisi Fahri imzasıyla Dersaadet’e şifreli bir yazı gönderilmiştir. Bu yazıda; Urfa Livası’nın müstakil mutasarrıflık haline getirilmesi için halkın müracaat ettiğini, ancak müracaatın reddedilmesinden dolayı halkın kızgın olduğu ve bu yüzden vilayetten gönderilen yazıları art niyetle yorumlandığı belirtiliyor. Hem dersaadetin hem de vilayetin daha fazla meşgul edilmemesi için Urfa’nın bir an önce müstakil mutasarrıflığa dönüştürülmesinin iyi olacağı ifade edilmiştir. Şuray-ı Devlet de vilayetten gelen bu yazı üzerine, Antep Kazası’nın müstakil liva olma talebini ertelemiş, Urfa sancağı da 1842’den itibaren Haleb’e bağlı bir sancak olan Urfa müstakil bir sancak olmuştur. Antep’e iltihakı düşünülen Birecik ve Rumkale Kazaları da şimdilik Urfa’da kalmasına karar verilir. Antep ise ancak 20.01.1914’de üçüncü sınıftan bir livaya tahvili ile olmuştur. Buna göre Urfa’ya bağlı Rumkale Kazası’nın Fırat’ın kuzey taraflarının Antep’e, Cezire tarafının da Birecik’e ilhakı kararlaştırılmıştır. Urfalılar Rumkale’nin ayrılmasına itiraz etmişlerdir. Gerekçe ise bu ayrılış Urfa’ya bir mebus kaybettirecek oluşudur. Aynı kararda (20. 01. 1914) Halep vilayeti dâhilinde olan Rakka Nahiyesi’nin Urfa sancağına bağlanması talep edilmiş ve talep uygun görülmüştür. İlhak edildiğine dair belge de Urfa’ya gönderilmiştir. Urfa’nın yaşadığı büyük kırılmalardan biri de muhacirlerin Urfa’ya gelişidir. 1916’da Rus Ordusu önünde kaçan Van, Bitlis, Muş ve Erzurum’lu Müslüman siviller Urfa’ya gelmişler ve buradan savaş bölgelerinden uzak bulunan Konta, Teke, Sivas, İçel, Kastamonu’na sevk edilmişlerdir. Sevkiyat hemen yapılamadığı için muhacirler açlık ve sefalet içerinde han ve çadırlarda hatta tarlalarda bir yılı aşkın bir süre kalmak zorunda kalmışlardır. Bu süreçte ekmek 25 kuruştan 90 kuruşa yükselmiştir. Aralık 1916’da 40 bin mülteci geçici olarak Urfa’da yerleştirilmişti. 1917 sonu itibariyle Mamüratülaziz, Diyarbakır ve Urfa’da 200 bin mülteci birikmiş. 1920’de Urfa’da iskân edilmemiş 48.778 mülteci Müslüman bulunmaktaydı. Urfa’nın sokakları, bağları, bahçeleri, tepeleri muhacirlerle dolmuştur. Osmanlı-Rus harbi ve sonrasında yaşananların toplumdaki izlerini Müslim-gayr-ı Müslim ilişkilerinde görülebilir. Bu süreçte kent, üretim ve sanat aklını yitirmeye başlamıştır. Kentteki gayr-ı Müslim meslek erbabı, 1844 nolu cizye defterinde toplam da 2166’dır. Bu rakam, kentteki meslek birikimini göstermesi açısından önemlidir.

1. Dünya harbi ve ardından Kurtuluş savaşı sonrasında sınırların çizilmesiyle, tarih boyunca Halep gibi önemli bir ekonomi şehrinin hinterlandında yer alan Urfa, bu konumunu yitirmiştir. Yeni süreçte Urfa, bu konumundan dolayı, Halep merkezli olarak sürdürülen Avrupa malları ticaretinde tali bir dağıtım üssü olmanın avantajlarını yitirmiştir. Üretim ilişkisi bakımından sosyal yapının temel unsurlarından olan aşiretler, kasaplık hayvan üretimi ve bunun Arap coğrafyasına satışından da avantajlar sağlamaktadır. Sınırla birlikte kentler, kasabalar, köyler, ticari ortaklıklar bölünmüştür. Söz konusu konumunu yitiren Urfa, kadim ticaretini sürdürme çabası vermiştir. Bu çabanın adı “kaçakçılık”dır. Urfa, ölümüne ticareti sürdürme çabası vermiştir. Bu çaba, bir anlamda sınırları tanımamadır. Urfa bu dönemde bir mahpusluğu söz konusudur. Doğu mayınlı sınırla; batı da ise Fırat ile kolu kanadı kırılmıştır. Birecik köprüsü 1955’te yapılmasıyla, Urfa zincirlerini kırmış, batıyla bağlantısı kurulmuştur.” Dedi.

Prof. Dr. Ekinci; “Cumhuriyetin ilk yıllarında Urfa, ilk valisi 1923’de görev yapmış olan İzzet Bey ile sınırlı imar iyileştirmelerine tanık olmuştur. Sonrasında ikinci valisi ise 1924-28 yılları arasında görev yapmış olan Ahmed Fuad Bey ile köklü değişime yönelik faaliyetlerde bulunulmuştur. Eğitim alanında ilköğretim okulları yatırımlarına öncelik verilmiş, orta öğretim ihmal edilmiştir. 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunda başlayan eğitim hamlesini ancak 1902’de İdadiyle katılan Urfa bu süreci sürdürememiş, 1946’da tekrar başlama noktası “sıfır” olan yeni bir başlangıç yapmış ve Urfa Lisesi açılmıştır. Eğitim açısından 1869-1946 yılları arası Urfa için kayıp yıllardır. Bu dönemde yüksek tahsil yapılamadığından Urfa’dan ne bürokrat yetişebilmiş ne de ülkeye yön verebilmiş yazar-çizer yetişebilmiştir. Bu dönemde ancak küçük bir azınlık eğitim alabilmiştir. Eğitim-öğretim sadece kent ve taşra soylularınca (patrisyenler) sürdürebilmiştir. Eğitim alma, sadece elit bir kesimince sürdürülmüştür. Lise okumak amacıyla, varlıklı aileler çocuklarını, Antep, Adana, Konya ve İstanbul’daki liselere eğitim görmeleri için göndermiştir. Lise eğitimi ve ardından üniversite imkânı bulan bu çocuklar, 1970’li yıllara kadar kentin siyasi, iktisadi ve kültürel kaderini elinde tutmuşlardır. 1946’da Urfa lisesine girip üniversite şansını yakalayan Urfalılar ancak 1970’lerden sonra kenttin sosyokültürel hayatında görülmeye başlamışlardır. İlginç olan 1946’a kadar kentte lise yok iken, halk evi 23 Şubat 1934’te açılmış olmasıdır. Urfa Halkevinde dokuz şubenin tamamı vardı. Her şubenin başında alanında uzman liyakatli öğretmenler vardı. Dil, Tarih, Edebiyat Kolu, Güzel Sanatlar Kolu, Temsil Kolu, Spor Kolu, Futbol, Yüzme, Atlı Spor, Atletizm, Boks, Güreş, Sosyal Yardım Şubesi, Halk Dershaneleri ve Kurslar Şubesi, Kütüphane ve Neşriyat Kolu, Köycülük Şubesi, Müze ve Sergi Şubesi. Halkevi 23.08.1934’te 40 kişilik bir ekiple kazaları ve köyleri dolaşmaya çıkmışlardı. Kentin eğitim alanındaki kırılması, demokratik hayatta da yaşanmıştır. 1923-1946 arasında Urfa’nın yaklaşık 40 milletvekili olmuştur. Söz konusu milletvekillerin büyük çoğunlu vekillikleri sırasında Urfa’ya gelmemişlerdir. Kırk vekilden sadece beşi Urfalıdır. Ali Bey (Ali Fuat Bucak), Refet Bey (Mehmet Refet Ülgen), Şeyh Saffet (Saffet Kemalettin Yetkin), Mahmut Bey (Odabaşı), Suut Kemal Yetkin. Tüm kırılmalara rağmen Urfa’nın öyle bir damarı var ki, beklenmedik bir anda tepki gösterir, asil bir duruş sergiler, asaletini ortaya koyar. Urfa bu süreçte, örnek olmak, şiddetin önlenmesi ve hoşgörünün güzel örneklerini sergilemiştir. İlk örnek, 24 Şubat 1896 tarihli The New York Times’da “Kahraman Urfalılar” başlığıyla bir haber çıkar. Papaz Terrell Amerikan vatandaşı Bayan Shattuck’ı toplu saldırıdan koruyan Urfalıları över. Kızgın topluluk 1 Ocak tarihinde Urfa’daki Amerikan misyonunda ki bu istasyon Antep dışındaki bir misyondur görevli olan Bayan Corinna Shattuck’a saldırmak istedi, bu hadise ölümle veya başka kötü bir durumla sonlanmak üzere iken 6 kahraman Urfalı onu kurtardı. Bu adamlar kızgın kalabalığa karşı durdular ve bu Amerikalı bayanı hayatları pahasına koruyacaklarını topluluğa söylediler. Kalabalık onların bu sözlerine çok aldırış etmedi ve saldırısını devam ettirdi lakin bu görevliler silahlarını ateşleyince kalabalık koyun sürüsünün dağılması gibi dağılıverdi. Rahip Terrel bütün dünyanın bu kahramanların isimlerini bilmesi gerektiğini belirtti ve The Unıted Press adlı gazeteden bu 6 kişinin isimlerini Amerika’da yayınlamasını istedi ve bu istek yerine getirildi. Bu kahramanlar Bezak, Said, Mustafa, Hasan, İsa ve Durak Efendiydi. İkinci örnek, Kürt Hacı Ali Efendi (Siverekli)’nin Kürt Hacı Ali Efendi müslim gayr-ı müslim tüm teb’a tarafından kabul gören bir zat. Tüm Urfa halkı problemlerini onun hakemliğinde çözer. Ben zor bir günde öleceğim dermiş. Urfalıların kar yılı dedikleri yıl: 1910/1. Bu yılda Urfa’ya 40 gün kar yağar. Karın yağdı günlerde Kürt Hacı Ali Efendi vefat eder, evi Hızanoğlu caminin yanındadır. Cenazeye yol açmak için, 300 Ermeni kürekçi, kelleci çayından (Hızanoğlu caminin yanından) Bediüzzaman Mezarlığına kadar yolu kardan temizlerler. Bediüzzaman’ın Urfa’ya Gelişi ve Urfalıların Misafirini Bağrını Açması,  21 Mart günü Urfa’ya ulaşıldığında talebeleri kendisine Halilürrahman Dergâhı’nı göstermek istediler. Ama o yürüyemeyecek kadar ağır rahatsızdı. Onu şehrin en iyi oteli olan İpek Palas Oteli’ne yerleştirdiler. Bu arada otele gelen polisler, İçişleri Bakanı’nın emriyle derhal Isparta’ya geri dönmeleri gerektiğini tebliğ ettiler. Bunu duyan halk otelin önüne toplandı. Polis, Bediüzzaman ve yanındaki talebelerinin ısrarla Urfa’dan ayrılmalarını istiyor ve Ankara’nın emrini hatırlatıyordu. Mehmet Hatipoğlu mecliste bulunduğu süreçte yemin etmek dışında kürsüye çıkmadığı anlatılır. 22 Mart 1960 günü İpek Palas Oteli’nin kapısına dayanarak Urfa’nın misafiri olan Bediüzzaman Said Nursi’yi il dışına çıkmaya zorlayan emniyet müdürü ve valisine karşı direnmiş; “buradaki insanları öldürmeden otele giremezsin müdür” diyerek karşı çıkmıştır. Bediüzzaman Said Nursi sonrasında Çolak Aziz Hafız’ın oğlu komiser Hamid Belli 1329 doğumlu. Hafız, mevlüthan, gazelhan, hatta İstanbul gazelhanı diye tanınırmış. Bediüzzaman vefatı ardından Yusuf Paşa Camiinde okunan mevlitte bir aşir okuduğu için tenzili rütbe olur. Aynı omurgalı duruşu Urfa Menderes’in 1961’de idam edilmesi sonrasında Urfalılar darbecilerin baskılarına rağmen, Yusuf Paşa camisinde mevlüt okuturlar. Toplumsal değerler ve kırılmalar çözümlemelerle yeni nesillere aktarmak, gelişimi ve sürekliliğini sağlamak gerekir.” Şeklinde konuştu.  

Sohbet sırasında Şanlıurfa Milletvekili Abdülkerim GÖK'te sohbete katılıp katılanlarla birlikte Suriye meselesi ve Şanlıurfadaki Mültecilerden dolayı son zamanlarda yaşanan olumsuzluklar hakkında görüş alışverişinde bulundu

  |  Bu haber 1740 defa okunmuştur.

Paylaş

Aktüel  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan görevi devraldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan görevi devraldı Seçilmiş 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Çankaya Köşkü'ne geçti.

Urfa’da trafik kazası, 5 yaralı

Urfa’da trafik kazası, 5 yaralı Şanlıurfa’da iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 5 kişi yaralandı.

Tarihe Işık Tutacak Kaya Mezarlar Bulundu

Tarihe Işık Tutacak Kaya Mezarlar Bulundu Kızılkoyun’da gerçekleştirilen mağaraları gün yüzüne çıkarma çalışmaları kapsamında Büyükşehir Belediyesi ekipleri ...

Elektrik kesintileri şoförleri bezdirdi

Elektrik kesintileri şoförleri bezdirdi Şanlıurfa Viranşehir-Mardin yolunun 50. kilometresinde elektrik kesintilerini protesto eden vatandaşların eylemleri...

Erdoğan yemin etti

Erdoğan yemin etti Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulu'nda yemin ediyor. Erdoğan yem...

DEDAŞ'TAN KESİNTİ AÇIKLAMASI

DEDAŞ'TAN KESİNTİ AÇIKLAMASI Dicle Elektrik AŞ Sözcüsü Mehmet Gökay Üstün, DEDAŞ olarak hizmet verdikleri 6 kentte tüketilen elektriğin Türkiye ...

Erkek çocuğunu el bebek-gül bebek yetiştirmeyin

Erkek çocuğunu el bebek-gül bebek yetiştirmeyin Her isteği yerine getirilen ve davranışlarına sınır konmayan erkek çocuklarında kendini kızlardan üstün görme, zor ...

Pamuğu haşarat sardı

Pamuğu haşarat sardı Türkiye’nin pamuk ihtiyacının yüzde 42’sinin karşılandığı Şanlıurfa’da yetişen döneminde olan pamuğu haşarat vurdu.

3 ay kuru gıda yardımı yapılıyor

3 ay kuru gıda yardımı yapılıyor Şanlıurfa’da muhtaç ailelerin umudu olan gönüllü kuruluşlar aşevi, yılın 9 ayında sıcak yemek, 3 ayında ise kuru gı...
ŞAHİN DOĞAN ŞAHİN DOĞAN
Hakikatin dengesini koruyabilmek
RECEP DALYAN RECEP DALYAN
EĞİTİMİN ANA DİLİ GÖNÜL DİLİ
HAMİT DERMAN HAMİT DERMAN
OVA'DAN FERYADLAR YÜKSELİYOR
Rüstem GARZANLI Rüstem GARZANLI
Ey Beni Âdem! Nev’ini Sev Çünkü O Kardeşindir.
MEHMET ÖZÇELİK MEHMET ÖZÇELİK
İNGİLİZ İHANET DEVLETİ
İBRAHİM TORU İBRAHİM TORU
Özledim babam özledim!
MÜNİR RASTGELDİ MÜNİR RASTGELDİ
BİR GÜLÜMSEME (HAYATA DAİR)
ABDULKERİM ABDULKERİM
SEZON SONU..
MİSAFİR KALEM MİSAFİR KALEM
EYVAH PATRON YÖNETİYOR
FİLİZ ÇELİK FİLİZ ÇELİK
BURUK BAYRAM SEVİNCi
ÖMER DAĞCI ÖMER DAĞCI
İSRAİL NEDEN ANLAR? FACEBOOK’TAN MI TWİTTER’DEN Mİ?
M.Kazım YILMAZ M.Kazım YILMAZ
MUHAMMED B. ALİ (İBNU’L-HANEFİYE) İLE HACCÂC-I ZALİM
CELİL ABUZER CELİL ABUZER
İSRAİL ZULMÜ ÜZERİNE YERYÜZÜNÜN LANETLİLERİ!
VEHBİ KARAKAŞ VEHBİ KARAKAŞ
Büruc Suresinden İsrail Ve Filistin'e Bakış
SALİH AY SALİH AY
GENÇLERİN ÖNÜNÜ AÇALIM
ARİF ÖZCAN ARİF ÖZCAN
ORUÇ...
YASİN BÜLTE YASİN BÜLTE
AH GELEHÇİLER GELEHÇİLER
MEHMET GÖBEK MEHMET GÖBEK
ÇOCUKLARIMIZIN YARININA DOKUNMAYALIM!
GENÇ KALEMLER GENÇ KALEMLER
SOMA'DA YÜREK YANGINI
ÜMRAN KILIÇ ÜMRAN KILIÇ
Seviyorum…
MEHMET KAZAR MEHMET KAZAR
Sanal Ortamda Büyüyen Nesil ve Kalabalıklar İçinde Yalnızlaşan Hayatımız
EBRU SUBAŞI EBRU SUBAŞI
DOST ACI SÖYLER(!)
ÜMİT ŞİMŞEK ÜMİT ŞİMŞEK
“Kesru Veseni Fülân” veya Reten’ler ölmez
Y. EMRE GAYBERİ Y. EMRE GAYBERİ
AZAP TOKADI
BAHATTİN YAVUZ BAHATTİN YAVUZ
Şeyhmus Emmi'nin Hikayesi
MAHMUT KAYA MAHMUT KAYA
URFA'DA DEĞİŞİM BUNALIMI
BİLAL YILMAZ BİLAL YILMAZ
MÜSLÜMANLARIN İMTİHANI
REŞAT ALTUN REŞAT ALTUN
Neden Kendimizi Sevmeliyiz…
İBRAHİM KARAGÜL İBRAHİM KARAGÜL
Yüz yıllık yalnızlık bitti

Tüm videolar

  TRT NİN HAZIRLADIĞI GÖBEKLİTEPE BELGESELİ
 

TRT NİN HAZIRLADIĞI

İzlenme:132

   
  11.000 Göbeklitepe Dünyanın İlk Tapınağı [ŞANLIURFA]
 

11.000 Göbeklitepe D

İzlenme:116

   
  40 Yaşındasın - Dursun Ali Erzincanlı
 

40 Yaşındasın - Durs

İzlenme:4822

   
  KABE'DEN 24 SAAT CANLI YAYIN
 

KABE'DEN 24 SAAT

İzlenme:13436

   

ANKET

ŞANLIURFA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİ KİM KAZANIR ?







Tüm Anketler

HAVA DURUMU

Mydeign Haber Temaları -http://habersitesikur.tk

Gobeklitepehaber.com - Güncel Göbeklitepe Haberleri
Tüm Hakları Sakklıdır. İzinsiz içerik kullanılamaz.