bodrum escort Bedava porno izle Didim Escort Bayan Fethiye Escort Kızlar Sakarya Escort Bayan

İnkarcının Dilinden -2


Bu makale 2014-11-03 08:27:08 eklenmiş ve 513 kez görüntülenmiştir.
MEHMET KAZAR

Kâinatta Allah’ı ispat edecek sayısız delil var, aklını kullanmayan inkâr bataklığında kaybolur gider. Aklını kullanan ise anlar ki, şu kâinatın kusursuz düzeni bir Sultan-ı Hâkim’i gerektirir. Bu Sultan-ı Hâkim’i gösteren sayısız delil vardır. Geçen yazıda inkâr hakkında birkaç örnek sıralanmıştı, şimdi yazının devamı ile bu konuyu nihayete erdirmek istiyorum. İnkarcılar Allah’ı inkar ettikleri gibi ahireti de inkar ederler, hayatı sadece bu hayattan ibaret sanırlar.

Ahireti inkâr eden inkârcı diyor ki,

“Yarın güneş doğacak ve yeni bir gün başlayacak ben buna inanıyorum.”

İnkârcıya denilse ki, “Sende biliyorsun ki, yarın daha ortada yok, demek ki sende daha gelmeyen bir güne inanıyorsun. Ahiret gününün şuan görülmemesi, gelmemesine delil olmaz. Dolayısıyla ahrete inanmaman şu manaya geliyor; Ben şuan bugüne inanıyorum ama yarın güneşin doğacağına inanmıyorum, benim hayatım şuan bu gündür. Oysa sen şimdi orta olmayan bir günün, yani yarının geleceğine inanıyorum diyorsun. O halde senden uzakmış gibi görünen o ahiret gününe de inanman gerekmez mi”?

İnkarcı, gelecek günlere  inanıyorum der, geleceğe dair planlar kurar. Yani inkarcı daha ortada olmayan günlerin geleceğine inanır. Oysaki inkarcının şimdiki hayatında olmayan gelecek günler adına hiçbir eser yok. Demek ki inkarcıda daha ortada olmayan günlere inanıyor. Evet, ahiret günüde yarının geldiği gibi kesinlikle gelecektir. Hayatı sadece bu dünyadan ibaret sananlar ve ahireti inkar edenler yarın güneşin doğmayacağına da inanmamalılar. Çünkü daha yarında ortada yok…

İnkarcının elinde bir kitap var

Deseniz ki inkarcıya; “Şu okuduğun kitabın yazarı yok, bu kitap yazarsız bir kitap, kendi kendine yazılmış, şu okuduğun anlamlı cümleler kendi kendine hiç bir yazar olmadan kitaba yazılmış” İnkarcı hemen cevap verir. “Ya arkadaş kimi kandırıyorsun, yazarı olmayan bir kitap olur mu? Hiç bir kitap kendi kendine yazılır mı?” Evet, bunu inkarcı söylüyor, ben değil.

İnkarcı, bir kitap gibi olan şu âlemi gösterip, bu büyük kâinat kitabının bir yazarı olmadığını iddia eder. Kendi sözleriyle çelişkide kalır. Hem yazarsız kitap olmaz der, hem de kâinat kitabını gördüğü halde yazarı yok der. Acaba inkarcı neye ve nasıl inanıyor.

Karşımızda maharetli bir ressamın yaptığı bir tablo var

İnkarcı, bu maharetli ressamın yaptığı güzel tabloya baktığında, güzelliği karşısında hayrette kalır, acaba hangi ressam yapmış diye merak eder. İnkarcı böyle merak içindeyken deseniz ki; “Bu seni hayrete sevk eden tablonun ressamı yok, kendi kendine çizildi, şu güzel nakışlar, şu güzel renkli boyalar kendi kendine tablonun üzerinde geldi ve böylesine muhteşem bir tablo oluştu.” İnkarcı hemen sözü sizden alır “Ya arkadaş sen aklını mı kaçırdın, şu güzel tablo hiç ressamsız, sanatkârsız olur mu? Dikkat edin bunu inkarcı söylüyor. Diğer taraftan her karesi, her zerresi bir sanat olan, şu uçsuz bucaksız kâinat sergisine ve kâinatın şu güzel tablolarına bakıp, bunlar kendiliğinden olmuş, sanatkârı yok, ressamı yok der. İnkarcı hem derki bir tablo ressamsız olmaz, sanatkarsız olamaz hem de şu güzel kusursuz kâinatın ve dört mevsimin ayrı güzellikteki tabloların sanatkârı yok der.

Her şeyin bir ustası bir sanatkarı mutlaka vardır.

Ey inkarcı; Gözüne taktığın gözlüğün bir ustasının olduğunu kabul ediyorsun, ama gözün ustası yok diyorsun. Acaba hangisine inanıyorsun. Dikkat et! Allah Kur’an’da “…düşünmeyecek misiniz.” diye bizlere ikazda bulunur. Düşünmeye okumaya araştırmaya sevk eden bu ilahi beyan karşısında düşünmemiz ve tefekkür etmemiz gerekmez mi? Hem düşünsek ve tefekkür etsek ne kaybedeceğiz ki.

Bu kâinatın sayfalarını açıp okuyan ve satırları arasında gezen, her satırını, her kelimesini, her harfini yoklayan bir kimse onların manasının hep “Allah” diye haykırdığını Allah’ı ilan ettiğini görecek ve kendisi de Allah diyecektir. Çünkü böyle kusursuz ve mükemmel bir sistemin tesadüf ile açıklanması imkânsızdır. Allah’ı (celle celaluhu) inkâr etmek ne büyük bir yanlışlıktır!

Ey inkarcı; en basit bir masa bile hal dili ile marangoz ustasına işaret eder. Eğer aklın varsa masaya bakıp anlarsın ki, bunu yapan bir marangozdur. Ama hala tüm mevcudat içerisinde akıl sahibi olarak mükemmel yaratılışına bakıp, ben bir tesadüfün eseriyim diyorsun.

Eğer şuan bu yazıyı okuyorsan, “Eyvah aldandık, şu dünya hayatını sabit zannettik.” denilecek o gün daha gelmemiştir, korkma daha elinde fırsat var. Farkında ol ve fırsatları kaçırma! İmanın güzelliklerini tatmaya çalış ve gözlerine Kur’an çarşısından bir iman gözlüğü al, şu görmeyen gözlerine tak, tak ve şu âleme birde iman gözlüğünden bak, bak ki hakikati gör, gerçeği gör.

Tesadüf diye bir şeyin olması imkansızdır.Kendi kendine olan hiç bir şey yoktur. İyi düşün, tefekkür et, tüm mevcudata mana-i harfi ile yani Allah namına bak.

Mehmet Kazar

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Urfa Göbeklitepehaber,Urfa Haber,Şanlıurfa Haber
© Copyright 2013 gobeklitepehaber.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi