bodrum escort Bedava porno izle Didim Escort Bayan Fethiye Escort Kızlar Sakarya Escort Bayan

Öğrenci evleri ve manevî ecnebîlerimiz


Bu makale 2014-11-03 08:33:57 eklenmiş ve 490 kez görüntülenmiştir.
ÜMİT ŞİMŞEK

Eski kavimlerin başına gelenlerden ibret almak, Kur’ân-ı Kerimin en çok tekrarladığı uyarılar arasındadır. Hattâ, sadece bu maksat için tefekkür gezileri yapmamız tavsiye edilir kitabımızda. Ancak bizim hayatımız gibi gezilerimiz de keyif ve macera türünden turistik hedeflere odaklandığı için, eski kavimlerin kalıntılarında ibret vesilelerinden ziyade, binaların yahut kap kacak ve sair eşyanın ayrıntıları dikkatimizi çekiyor. Bu yüzden, toplum olarak hal ve gidişimizde eski kavimlerinkine benzer bir âkıbeti davet eden bir yöneliş bulunup bulunmadığını yoklama düşüncesi hiçbir zaman rahatımızı kaçıracak bir seviyeye ulaşmıyor.

Kavimlerin helâkinde en önemli sebeplerden birini teşkil eden ahlâksızlığın yaygınlaşması bugün kimi ne kadar endişelendiriyor diye merak ediyorsanız, öğrenci evleriyle ilgili tartışmalara bakınız:

Nikâhsız kız ve oğlanların bir arada barınmalarını savunan, hattâ bunu yaygınlaştırmaya çalışan odakların mevcudiyeti ve niyetleri kimsenin meçhulü değildi; ama bir kısım dindarların, hattâ dini en güzel şekilde temsil etme iddiasını kimseye kaptırmayanların da bu şer odaklarıyla ağız birliği halinde aynı hayâsızlığa müsamahayı savunmalarını neyle izah edebilirsiniz?

***

Tartışılan konu, başka bir tarafa çekilmeyecek ve tevil götürmeyecek kadar açık bir soru:

Aralarında nikâh bulunmayan kızlı oğlanlı grupların bir evde kalmalarına müsaade edilsin mi, edilmesin mi?

Bu sorunun (1) mevcut hukuk sistemi içinde ve laik demokrasinin şartları muvacehesinde, (2) bizim öz değerlerimiz ve onların kaynağı olan İslâm açısından verilecek ayrı ayrı cevapları vardır.

Eğer bazılarımız bugünün şartları içinde bu konuya çözüm bulmanın zorluğundan söz edeceklerse bu tartışılabilir. Görüşleri ister isabetli, isterse hatâlı olsun, bugünkü hukuk sisteminin inançlarımıza aykırı şekilde ortaya çıkardığı şartlara razı olmadıkları müddetçe, onların inançlarından ve niyetlerinden şüphelenmek için de bir sebep yok demektir.

Fakat bu fiilî durumu kalben de benimseyen ve buna dinde gerekçeler arama gayreti içinde olanlar için aynı şeyi söyleyemeyiz. Onlar sadece kendi imanlarını değil, toplumun geleceğini de tehlikeye atan kimselerdir. İşte bu vahîm gerçeğin kim ne kadar farkında; onu bilemiyoruz!

Kızlı oğlanlı gençleri bir apartman dairesine doldurduktan sonra buna “mesken” adını vermek ve o kapının ardında olup bitecekleri özel hayat olarak niteleyip devletin müdahale sınırları dışında tutmak, hiçbir maneviyat tanımayan beşerî bir hukuk sistemi içinde mümkün olabilir; fakat böyle bir konu gündeme düşer düşmez onu ehl-i dünyanın bakış açısından değerlendirmek ve inançlarımıza temelden aykırı düşen açıklamalar getirmek, en lâübâli bir Müslümandan bile beklenecek şey değildir. Böylelerinin hali, Bediüzzaman’ın “Fikrini dağıtır, manevî bir ecnebî olur; kalbini dağıtır, manevî bir dinsiz olur” tarifini hatıra getirmektedir.

Hz. Ömer’in bu konuyla hiçbir ilgisi bulunmayan bir tatbikatını fuhşiyata müsamaha için delil olarak kullanmaya gelince, bu düpedüz bir şaşkınlığın ifadesidir. O Hz. Ömer ki, Resulullah kendisine “Şeytan senden korkar” buyurmuştu; bunlar ise, şeytanın bile korktuğu kişiyle kıyamet gününde hasımlaşmaktan çekinmiyorlar! Böylelerine “Kendi kızınızın o tür bir evde kalmasına razı olur musunuz?” diye soracak olsak, her vicdan sahibinden tereddütsüzce alacağımız cevabı acaba onlardan alabilir miyiz, bundan dahi emin olamıyoruz.

***

Ehl-i dünyaya hoş görünmek için şimdiye kadar pek çok rezaletlerin altına imzalar atıldı. Artık uyanmanın ve toplumu hayâsızlaştırmak için yürütülen bir operasyona âlet olmaktan vazgeçmenin zamanı değil mi? Bu milletin değerlerini aşındıra aşındıra varılacak âkıbetin topyekûn bir helâkten başka birşey olmayacağını artık herkesin anlaması gerekir. 

Bediüzzaman şu sözleri bir asra yakın zaman önce söylemişti; bazılarımızın anlaması için daha kaç asır gerekecek, bilemiyoruz:

“Ey uykuda iken kendilerini ayık zannedenler! Umûr-u diniyede müsamaha veya teşebbühle medenîlere yanaşmayın. Çünki aramızdaki dere pek derindir. Doldurup hatt-ı muvasalayı temin edemezsiniz. Ya siz de onlara iltihak edersiniz veya dalâlete düşer, boğulursunuz.”

_____________________________________________

http://www.sondevir.com/?aType=yazarHaber&ArticleID=8720

Facebook: http://www.facebook.com/yazarumitsimsek    | Twitter: http://twitter.com/umit_simsek    | mail: umsimsek@gmail.com

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Urfa Göbeklitepehaber,Urfa Haber,Şanlıurfa Haber
© Copyright 2013 gobeklitepehaber.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi