bodrum escort Bedava porno izle Didim Escort Bayan Fethiye Escort Kızlar Sakarya Escort Bayan

İbadet Nöbetçileri Dünyanın Bekçileri


Bu makale 2015-10-14 08:52:31 eklenmiş ve 6203 kez görüntülenmiştir.
VEHBİ KARAKAŞ

Nöbetçiler azdır; ama çok önemlidir onlar. Kışla ve kışlada ki ordu, onların yüzü suyu hürmetine rahat durur, rahat uyur. Nöbetçiler yerini ve görevini terk ederlerse veya nöbet yerinde uyur ve lakayt davranırlarsa düşman kolaylıkla girer, ne kışla kalır, ne de ordu. 
 
Vakitleri belirlenmiş beş vakit namazı aksatmadan kılan ibadet nöbetçileri de böyledir. Azdır onlar, ama çok önemlidirler. Kafirler, münafıklar, müfsitler, namazsızlar, niyazsızlar, giyim ve kuşamda Allah’ın ölçülerini çiğneyen müstehcenler… Bu ibadet nöbetçilerinin yüzü suyu hürmetine rahat yaşamaktadırlar. 
 
Onlar, nöbet yerlerinde durdukları, yaz-kış demeden, soğuk-sıcak demeden, tatil-matil demeden, sahil-sahne demeden, “burada namaz ve müslümanlık olmaz” demeden, kınayanların kınamasına, ayıplayanların ayıplamasına aldırmadan ibadet nöbetlerini yaptıkları, namazlarını kıldıkları, giyimde-kuşamda ve her konuda Allah’ın ölçülerine riayet ettikleri, takva dairesinde kaldıkları, helalle yetinip harama tenezzül etmedikleri, aldatmadıkları ve dürüst oldukları için kainat ayakta durmakta, kainatın içindekiler de sefalarını sürmektedirler. 
 
Eğer bu namaz kılan ibadet nöbetçileri olmasaydı, dünya çoktan kafirlerin, münafıkların, müfsitlerin, namaz kılmayanların, giyim ve kuşamda Allah’ın ölçülerini çiğneyen müstehcenlerin başına yıkılacak ve kıyamet kopacaktı. Onun için biz, yazımıza: “İbadet nöbetçileri=dünyanın bekçileri” başlığını attık.
 
Ey namaz kılan insanlar! Şunu çok iyi bilmelisiniz ki dünyanın kıvamı ve kıyamı sizsiniz ve sizin kıldığınız namazdır. Siz eğer vazifenizi terk ederseniz önce kendi kıyametinizin, sonra da bütün dünyanın kıyametinin kopmasına sebep olacaksınız. Aman dikkat! Siz sağlık ve afiyetinizi, rahat ve huzurunuzu kıldığınız namaza borçlu olduğunuz gibi, dünya ve içindeki herkes de size ve sizin kıldığınız namaza borçludur!  
 
Ey ibadet nöbetçileri, size sesleniyorum! Dişinizi sıkın, sahilde, sahnede, gemide, uçakta, ekranda ve her yerde sizi, kınından çıkmış tabanca kadınlarla vurmak isteyen şeytanlar var. Sizi onların şerrinden koruyacak tek silahınız namazınız, namazdan sonraki tesbihatınız, bir de namazınıza ve imanınıza kuvvet veren okuduğunuz dersler ve derslerde ki iman hakikatleridir. Aman sakın elinizdeki bu silahı bırakmayın. Elinizdeki bu silah yani namaz ve sohbetler, sizi dünyada birçok yanlıştan ve zarardan, ahirette de sorgu ve sualden kurtaracak, sorgusuz ve sualsizcennete gidenlerden eyleyecektir, inşallah.   
Birkaç günlüğüne bir tatil beldesine davet edilmiştim. Aslında birkaç günlük tatilde düşünmeye ve yazmaya paydos diyecektim ama, yine başaramadım.
 
Gördüklerim ve hissettiklerim beni düşünmeye ve yazmaya mecbur etti. 
 
Bulunduğum yerde namaz kılanların sayısı bir elin parmakları kadardı. Kaldığım yerin balkonunda akşam namazını kılıyorum. Gün boyu istemeden gözüme ilişen günahlar olmuşsa, onlara keffaret olsun düşüncesiyle namazlarımdaki rekatların sayısını artırdım, akşamın beş rekatına altı rekat evvabin namazını ekledim. On bir rekatta Al-i İmran suresinin başından itibaren zamm-ı sureler okumaya başladım. Okuduğum ayetler, nefs-i emmaremin başına tokmak gibi inip kalkıyordu. Ayetlerden gelen mesajlar şunlardı: 
Tapılacak tek mabud Allah’tır; başka şeylere müracaat edip yorulma. O diridir. Hayatın kaynağıdır. Hayatın O’ndandır. Kainatını ve seni kıvamda ve kıyamda tutan O’dur.  Yerde ve gökte hiçbir şey O’na saklı kalmaz. Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O’dur. 
 
Gele gele nihayet şu ayet-i celileye geldim:
 
“Kadınlar, oğullar, kantar kantar altınlar ve gümüşler, salma atlar, (yani markalı arabalar, saraylar, yatlar, katlar, uçaklar) davarlar, ekinler, şehvetler, şehveti gıdıklayan servetler…) insanlara çok cazip ve süslü gösterildi.”  
 
Tuzağa düşürülmek istenen fareye ve oltaya düşürülmek istenen balığa da böyle hoş ve güzel şeyler gösterildiği gibi.  
 
Bu uyarıyı yaptıktan sonra Yüce Rabbimiz bunun bir tuzak olduğuna dikkat çekmek için de ayeti şöyle tamamlıyordu: “Fakat bunlar Dünya hayatının geçici metaıdır.” (sakın bu gördüklerinize aldanmayın.) “Ebedi güzellikler, güzel akıbet Allah’ın yanındadır.” Fani dünyada gördüğünüz aldatıcı güzellere ve güzelliklere bakıp ta Allah’tan kaçmayın. Yanında ebedi güzellikler, cennetinde ebedi güzeller bulunan Allah’a kaçın.  O Allah size, altından nehirler akan köşkler, ölmeyen, yaşlanmayan, güzelliği solmayan bakmaya doyamadığınız tertemiz eşler hazırlamıştır.” 
 
Al-i İmran suresinin 14. Ayetinde şehveti gıdıklayan şeyleri sıralarken Allah’ın, kadınları başa koyması çok anlamlıdır. Kadının örtüsünden çıktığında ne kadar tehlikeli olabileceğine işaret edilmiştir. Yine aynı surenin 15. Ayetinde de “müttekilere,cennette tertemiz eşler vardır.” ifadesinden sadece beden temizliğini değil, ruh temizliğini ve ahlak güzelliğini de anlamak gerekmektedir. Çünkü cennette insanı rahatsız eden hiçbir unsur bulunmayacaktır.

Şiddet, hiddet, kin, nefret, öfke-hased orada olmayacak. Orada, hastalık, ihtiyarlık ve ölüm olmayacak. Adet ve lohusalık kanı, ter kokusu, kir kokusu olmayacak. Orası hep güzel kokular ve güzel kokulu dilberler diyarıdır. Burada kendilerini günahlarla ve haramlarla kirletmeyenler, ahirette cennetin bakmaya doyulmayan delikanlıları, genç bakire kızları ve dilberleri olacaklardır. Bu satırları okuyan ve dinleyen, okutan ve dinleten herkesi ve hepimizi Rabbim cennet delikanlıları ve dilberleri eylesin. 
 
Bu tefekkürden sonra her halde Ebu Laşey’in şu ikazını okumak yerinde olacaktır:
 
Dünya madem fanidir.
Hem madem ömür kısadır.
Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur.
Hem madem ebedi hayat burada kazanılacaktır.
Hem madem dünya sahipsiz değil.
Hem madem şu dünya misafirhanesinin gayet hikmetli ve cömert bir Yöneticisi var. 
Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır.
Hem madem “Allah kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmemiştir.”  
Hem madem zararsız yol zararlı yola tercih edilir.
Hem madem dünyevi dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır.
Elbette en bahtiyar odur ki dünya için ahireti unutmasın. Ahiretini dünyaya feda etmesin. Ebedi hayatını dünya hayatı için bozmasın. Malayani (manasız, boş) şeylerle ömrünü telef etmesin. Kendini misafir telakki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selametle kabir kapısını açıp ebedi saadete girsin.” 

Kaynaklar ;
 
1- Bkz. Al-i İmran, 3/2
2- Bkz. Aynı sure, ¾-5
3- Al-i İmran, 3/14
4- Bkz. Zariyat, 51/50
5- Bkz. Al-i İmran, 3/15
6- Bakara, 2/286
7  Bkz. Mektubat, 16. Mektup, 5. Nokta,  5.  Mesele
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Urfa Göbeklitepehaber,Urfa Haber,Şanlıurfa Haber
© Copyright 2013 gobeklitepehaber.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi