bodrum escort Bedava porno izle Didim Escort Bayan Fethiye Escort Kızlar Sakarya Escort Bayan

ERENGÜL RAYİHASI'NDAN


Bu makale 2016-08-08 09:34:36 eklenmiş ve 1506 kez görüntülenmiştir.
Erengül ŞEKER

Daha doğmadan başlamıştı benim hikayem. Hoş ben herkesin bambaşka bir hikayesi olduğuna inanırım. Ama belki benimkisi daha bir başka…Hep bende kaldı, yine bende kalsın...
 1453’te,rakamları toplamından Hristiyanların korktuğu yılda hani,kurulan İstanbul Üniversitesi’nin meşhur anakapısının geçerken önünden,”benim çocuğum da bu üniversiteye gider mi acaba” demiş annem içinden, daha doğmama sekiz ay varken…
 Güneşin doğduğu tarafta doğdum ben de.Hz.İbrahim’in, Hz.Eyyüb’ün de doğduğu,”Güneş”lerin doğduğu tarafta doğdum. Daha birçok peygamberin, Ruhul Kudüs’ün ayak bastığı… Elruha’da…
 Yaz sıcakları 50 dereceyi aşan Şanlıurfa’da çetin,karlı günler yaşamadım aslında.Vücudum bu kadar sıcağa,gözlerim bu kadar güneşe alıştığından belki çok korkarım soğuktan,karanlık,güneşsiz günlerden…Hem biz Türkler hep korkarız ya soğuktan.
 Derken bir oyunun içinden palas pandıras çıkıp gitmiş gibiydim,belki de yeni bir oyuna ya da sergüzeşte…

           ***********

 Demiştim ya önce soyut sözcükleri öğretti bize,sonra soyutlar nasıl somutlaştırılır,onu gösterdi.”Güven” önemlidir herkes için,hele biz oğlaklar için.Çok derin katmanlıdır içimde.Sevgiyi,hayali,umudu,mutluluğu…gösterdi bize.Mecalinin son katresini kullanarak had safhada.Ve bizi kırmadan,incitmeden öğretmeye çalışırdı hep.Kimbilir belki sabrı en iyi bilenlerdendi.Fakat birgün ders başlamıştı.Sınıf ısrarla susmayıp, hocayı kızdırmıştı.Derken sınıfımızdaki Kader ve bir arkadaşı girdiler sınıfa.Ağlıyordu Kader,meçhule bakar gibi mahzun gözlerle.Sanki üstünü kapadığı şerhaları,acıları depreşmiş,artık içinde saklamaya mecali kalmamış gibi yüreğinden didarına akıtmıştı acılarını damla damla.İçli içli ağlıyordu Kader.
 Dedim ya bayağı sinirlenmişti öğretmenimiz.Hani tahammülü kalmaz ya bazen insanın.Birilerine pandomim koparken birilerinin bamteline dokunur da bazen, asıl pandomim o zaman başlar.İşte hocanın sınıfa sinirlenmesine vabeste Kader’in hem derse geç kalması hem sınıfa ağlayarak girişiyle, yine birilerini şikayet mi edecek, düşüncesini uyandırması, hocanın ona, evet biraz sert, öfkeli:Peki sana ne oldu, niye ağlıyorsun? Diye bağırmasına sebep oldu.Uzun sürmedi hocanın yüzündeki kızgın ifade.Kader’in cevabı şaşırtmıştı hocayı,hepimizi tabi.Hıçkırıklarla söylemekte biraz zorlansa da dökülüverdi ağzından onu asıl  ağlatan.”Babam ölmüş öğretmenim.” diyebildi ancak. Cidden duygular bu kadar çabuk mu değişirdi,yüz bu kadar çabuk belirtir miydi hüznü,hüsranı?Hani az önce sınıf susmayarak  kızdırmıştı ya hocayı. Şimdi susmuşlardı kendi kendilerine. Sükut, sükunet…duruldu her şey. Hüsrana uğramıştı hoca, gözyaşlarını saklamayı hiç becerememişti. Bardaktan değil koca bakraçlardan boşanırcasına elem yağmıştı üzerine.
 Demek bu kadar hızlıydı en ufak bir öfkenin nedametini hendeklerden çıkarıp arşa değin hissetmek. “Öfkelendiğinde sus.” hadisini kaç kez tekrarlayıp içinizden kızdınız kendinize öğretmenim. Kimbilir kaç kez…
 Fakat ne kötüydü ektiklerini biçmenin sürurunu, neşvesini tadacakken unutulmak. Lakin makus durumlarda hep özne olmak, kendinden bilmek. Daha çok sükut-ı hayale uğrayanlardan olmak.

       ***********

Düşününce zaten birçok sorunu halletmiş oluruz ancak malesef ki bizim çağın korkulur sorunlarından biri düşünce yoksunu oluşumuz. Çocuklarımız daha küçücükken başlayınca televizyon izlemeye, beyin hücrelerini köreltmeye de başlamışlardır, bilesiniz efendim. Çünkü çocuğun daha kafası boşken, düşünebilecekken görsel ifadeleri kafasını, beynini yormadan alınca belleğine, zekasını kullanmadan kolayca öğrenmiş, bilgi elde etmiş olur. Sonra ileride çocuklarda matematiği anlayamama sorunu tespit edilince, sorar veliler: Nedn ki acaba hocam? Bilmem ki neden acaba? Düşünemediklerinden olabilir mi?
 Daha önce söylemiştim: “İnsanlarımız matematikte ilerlemedikçe, kitap okumadıkça, dinine bağlanmadıkça, sorgulamadan sürü psikolojisine uydukça, başkası için yaşamayı bırakmadıkça bu ülkenin gelişeceğine inanmıyorum, vessalam.” Tabi bu benim görüşüm. Değişmedi fikrim. Bizim handikap ve sorunlarımız ilelebet bunlar olacaktır ne yazık ki efendiler. Ve bu sorunlar salt elitler, eğitimciler, aydınlar bezminde tartışılmanın serhaddini aşıp ülke istikbalini bir nebze olsun düşünen her bir beşere dokunup dert olabilince medeniyetimiz hendeklerden kurtulup afaka ulaşacaktır.

          ***********

 Daha doğmadan başlamıştı hikayem. Hoş ben herkesin bambaşka bir hikayesi olduğuna inanırım. Ama belki benimkisi daha bir başka. Kötü şeyler oldu bazen hikayemde, ama olsundu. Güzel şeyler de oldu. Annem, ailem hep yanımda oldu. İyi öğretmenlerim oldu. Bazen beraber yazdık hikayemi. Belki de öğretmenlerimin dokunduğu binlerce farklı çiçekten biri oldum. Erengül çiçeği… Ben de onların hikayesine girdim belki. Erengül rayihası ağır ağır yayıldı öykülerin arasında. Kıştan baharistana, güneşli günlere. Çünkü afakına daha fazlası sığardı. Yayıldı erengül rayihası, hani hep benzettikleri kuğu edasında. Çok sevdiği İstanbul’a yayıldı. Yayılırken usul usul bazı öğretmenlerinin hatıralarına takıldı. Çünkü çiçekler unutmaz ona dokunanları…

    ADEM ÇETİN(Sınıf Öğr.)
 Sevgili kızım,
 Seni tanıdığım günden beri kendimi iyi hissetmemi sağladın. Sana bundan dolayı teşekkür ederim.
 Sende bulunan üstün vasıfları her zaman geliştirmek için çaba harcaman bil ki beni çok mutlu eder.
 Her çiçeğin aurı bir güzelliği ve kokusu var. Sen de benim hayatımda kokladığım en güzel çiçeklerden birisin. Mutluluklar…

                                                                                     -5/D Sınıfı-

     FETHİ AKOĞUL(Eğitim Dersleri Öğr.)
 Sevgili öğrencim Erengül
Şu fani dünyadan geriye kalan tek şey bıraktığımız hatıralar, anılar. Senin gibi ağırbaşlı, saygılı, kendini bilen bir öğrencim olduğu için kendimi şanslı görüyorum. Geride bıraktığımız dört yıl boyunca seninle ilgili tek bir olumsuzluk hatırlamıyorum. Bundan sonraki yaşamında huzur ve mutluluk diliyorum. İnşaallah istediğin üniversiteyi ve bölümü kazanırsın.
 Her iki cihanda mutluluklar diliyorum.
 Allah’a emanet ol.

                                                                               -12 Fen/A Sınıfı-
                                                          Mehmet Güneş Anadolu Öğretmen Lisesi

    AHMET BAHADIR CANBAZ(Müzik Öğr.)
  Sevgili öğrencim Erengül,
 Okuldaki tutum, davranış ve ağırbaşlılığınla tabi çalışkanlığını göz ardı etmemek gerekir, her öğretmenin tereddütsüz idealindeki öğrenci örneğisin. Hayatının her döneminde başarılara uçarcasına ulaşmanı temenni eder, bir ömür boyu sağlıklı, sıhhatli ve Yüce Rabb’imin sevgisini kazanan O’nun örnek gösterdiği kullardan olmanı dilerim.
 Hocanı unutma...

                                                                     -12 Fen/A Sınıfı-
Mehmet Güneş Anadolu Öğretmen Lisesi

  ERENGÜL ŞEKER
 İstanbul Üniversitesi


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Urfa Göbeklitepehaber,Urfa Haber,Şanlıurfa Haber
© Copyright 2013 gobeklitepehaber.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi