bodrum escort Bedava porno izle Didim Escort Bayan Fethiye Escort Kızlar Sakarya Escort Bayan

Saadet-i beşeriye adalet ile olabilir


Bu makale 2017-04-03 13:05:59 eklenmiş ve 375 kez görüntülenmiştir.
Rüstem GARZANLI

Bugünkü dünya üzerindeki manevî buhranın en önemli sebeplerinden biri de başkalarını düşünmeden ”Ben tok olayım başkası aç olsa bana ne” bencil insanların hayat anlayışı ile hareket ederek hem insanların hem de Allah’ın hakkı ihlâl ediliyor.

Zalim yöneticiler kendi iktidarlarını sürdürmek için halkını ve hatta komşu ülkelerin haklarını gasp etmek için var güçleriyle sömürgeleri altına alarak istila ediyorlar. İşte hal-i âlemin yaşadığı sıkıntıların sebebi: Güçlülerin; zayıfları ezmeleri, hukuku göz ardı ederek istibdat ve zulmünü icra etmeleridir. Hiç bir meşru neden yokken “Kurdun kuzu yemesi bahanesiyle” kıtalar ötesinde bulunan güçlü ve zalim bir devlet, üstünlüğünün ispatı ve dünya menfaati için savunmasız devletleri tarumar ederek, mal, can ve namusları payımal etmeleri ne adalete, ne hukuka ve ne de insanlığa sığmaz. İşte, müstebit (zorba) güçlerin dünyadaki toplumlarının sözde düzeni sağlıyor gerekçesinin altında yatan sinsi ve alçak planların mirası zulüm ve vahşetten başka bir şey değildir.

İster şahıs olsun, ister devlet olsun “Allah için buğz etmek, Allah için hüküm vermek”1, düsturları nazara almazsa, adalet etmek isterken zulmeder.

Adaletin bir gereği hükmetmektir. Diğer bir niteliği ise haksızlık edene buğz etmektir. Ancak Adl isminin tecellisi olan gerçek adalet, hükmü Allah için O’nun namına vermeyi gerektirdiği gibi buğz etmeyi de Allah için O’nun namına yapmayı gerektirir. “Hüküm Allah’a aittir.” düsturu ile hareket edilirse, verilen ceza suçluyu vicdanen mahkûm ettiği gibi, ıslahına da yardımcı olur.

Bir devlet kendi milletine adaleti uyguladığı zaman, şefkat ve merhametle uygulaması gerekir. Eğer adalet adına, adaletsizlik yapılırsa halkın kin ve nefretine sebep olur, dolayısıyla bu kin ve nefret zamanla birike birike katmerleşerek devlete bir terör olarak dönüşür. Bu nahoş hadiselerin evveliyatına bakılırsa yöneticilerin adalette kusursuz olmadıkları da görülecektir Demek ki, saadet-i beşeriye ancak adalet ile olabilir. Adalet ise Kur’ân’ın gösterdiği sırat-ı müstakim yoludur.

Bediüzzaman Hutbe-i Şamiye’de cezanın caydırıcı etkisini gösterebilmesi için akıl, kalp ve vicdanın harekete geçirebilmesi gerektiğini şu ifadelerle açıklamıştır: “Bizde bir hırsız elini başkasının malına uzattığı dakikada hadd-i şer’înin icrasını tahattur eder. Arş-ı İlâhîden nâzil olan emir hatırına gelir. İmanın hassasıyla, kalbin kulağıyla, kelâm-ı ezelîden gelen ve hırsız elinin idamına hükmeden “Hırsız erkeğin ve hırsız kadının da elini kesin.”2 âyetini hissedip işitir gibi iman ve itikadı heyecana ve hissiyat-ı ulviyesi harekete gelir. Ruhun etrafından, vicdanın derin yerlerinden, o sirkat meyelânına hücum gibi bir hâlet-i ruhiye hâsıl olur. Nefis ve hevesten gelen meyelân parçalanır, çekilir. Git gide, o meyelân bütün bütün kesilir. Çünkü yalnız vehim ve fikir değil, belki manevi kuvveleri (akıl, kalb ve vicdan) birden o hisse, o hevese, hücum eder.”

Devamında ibretli bir hadise ile konuya şöyle bir açıklık getirmiş.

“Cây-ı ibret bir hadise:

Bir vakit, İmam-ı Ali Radıyallahü Anh bir kâfiri yere atmış. Kılıcını çekip keseceği zaman o kâfir ona tükürmüş. O, kâfiri bırakmış, kesmemiş. O kâfir ona demiş ki: “Neden beni kesmedin?”

Dedi: “Seni Allah için kesecektim. Fakat bana tükürdün; hiddete geldim. Nefsimin hissesi karıştığı için ihlâsım zedelendi. Onun için seni kesmedim.”

Evet, O kâfir ona dedi: “Beni çabuk kesmen için seni hiddete getirmekti. Madem dininiz bu derece sâfi ve hâlistir; o din haktır.” Dedi.3

İnsanların özellikle idarecilerin hava-ı nefislerine tabi olmadan hak ve hukuk adına adaletle hareket etmeleri hem sosyal hayatta düzen ve barışı sağlar, hem de adalet hükümlerine uyularak Cenab-ı Allah’ın rızası kazanmış olur. Asrın müceddidi Bedîüzzamân ne güzel söylemiş: “Bu zamanın cihadı, muhabbet ve tahabbüpledir, (sevgi gösterme) tahfifle (korkutma) değildir.”4, Vesselâm….

Rüstem Garzanlı

24.3.2017

Dipnotlar:

1-Mektubat, 22.Mektup

2-Mâide Sûresi, 5.38.

3-Mektubat 22.Mektup

4-Eski said dönemi, say.44

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Urfa Göbeklitepehaber,Urfa Haber,Şanlıurfa Haber
© Copyright 2013 gobeklitepehaber.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi