
Diyanet İşleri Başkanlığı ile yürütülen protokolün feshedilmesi ve kursun kapatılması yönündeki karar, Şanlıurfa Valiliği’nden derhal uygulanması talebiyle iletildi. Bu gelişme, bölgede geniş yankı uyandırdı.

Yarım Asırlık Çınar
Hz. İbrahim Halilullah Kültür ve Eğitim Vakfı Yatılı Kur’an Kursu, uzun yıllardır Diyanet İşleri Başkanlığı ile protokol kapsamında hafızlık, Arapça ve İslamî ilimler eğitimi veriyor. Kursta, Halil Günenç Hoca ile başlayan ve günümüze kadar ulaşan Fetva Kurulu hizmeti de bulunuyor. 1980 ihtilali gibi ülkenin zorlu dönemlerinde dahi eğitim faaliyetlerini kesintisiz sürdüren kurum, Molla Said Tekin, Molla Yahya Pakiş, Derviş Hoca ve Molla Sabri Yazar gibi önemli âlimlerin izinden gitmektedir.

Kapatma Gerekçesi: Asılsız İddialar mı?
Kurs yetkililerine göre, son dönemde Kur’an ve İslamî ilimler hizmetlerini hazmedemeyen bazı kesimlerin organize ettiği asılsız itham ve kasıtlı şikayetler neticesinde bu karar alındı. Karar sadece kursu değil, öğrencilerin iaşe ve eğitimine katkı sunan komşu cami imamlarını da etkiledi. Söz konusu imamlar hakkında işlem yapılarak görev yerleri değiştirildi.
Mağduriyetler Büyüyor
Kursun kapatılması halinde halihazırda eğitim gören yüzlerce öğrencinin mağdur olacağı ve eğitimlerine devam edemeyeceği belirtiliyor. Yetkililer, günümüz gençliğinin karşı karşıya olduğu sosyal ve ahlaki sorunlar göz önünde bulundurulduğunda bu gençlerin eğitim haklarından mahrum bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurguluyor.
Halkın ve Siyasetçilerin Desteği
Şanlıurfa halkının gönlünde ve ilmî sahada saygın bir yere sahip olan kursa, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri ve çok sayıda vatandaş destek ziyaretinde bulundu. Kursun maruz kaldığı durumu yerinde inceleyen Cevheri ve beraberindeki heyet, kurs hocalarına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Burada eğitim alan yüzlerce öğrencinin üniversitelerde öğretim üyesi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda müftü, vaiz, öğretici ve imam gibi çeşitli pozisyonlarda hizmet verdiği ifade ediliyor. Yetkililer, fesih kararının bir an önce kaldırılması gerektiğini, aksi halde yarım asırlık ilim geleneğinin tamamen durma noktasına gelebileceğini belirtiyor.
Kursun temel gayesinin ümmetine ve memleketine hizmet edecek bireyler yetiştirmek olduğu vurgulanırken, yaşanan olumsuz süreçlerin ivedilikle çözülmesi bekleniyor.
