Göbeklitepehaber.com
YKS'ye hazırlıkta Ramazan ayı 'turbo' etkisi yapabilir!
EĞİTİM

YKS'ye hazırlıkta Ramazan ayı 'turbo' etkisi yapabilir!

20-21 Haziran 2026’da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı öncesinde Ramazan ayının öğrenciler için bir kriz değil, doğru planlandığında büyük bir fırsat olduğunu söyleyen Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, “Ramazan bir duraklama değil, turbo fırsatıdır” diyerek, adaylara sahur sonrası ‘altın saatleri’ değerlendirme ve süreci irade antrenmanına dönüştürme çağrısı yaptı.

ABDÜLHAMİT DERMAN ABDÜLHAMİT DERMAN
23-02-2026 08:00 Güncellendi: 23-02-2026 08:38 2 dk okuma

20-21 Haziran 2026’da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı öncesinde Ramazan ayının öğrenciler için bir kriz değil, doğru planlandığında büyük bir fırsat olduğunu söyleyen Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, “Ramazan bir duraklama değil, turbo fırsatıdır” diyerek, adaylara sahur sonrası ‘altın saatleri’ değerlendirme ve süreci irade antrenmanına dönüştürme çağrısı yaptı.

 Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026’da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde Ramazan ayına giren adaylara önemli mesajlar verdi

YKS maratonunda sona yaklaşılırken öğrencilerin zihninde benzer kaygıların oluştuğunu belirten Özgür Akoğlan, “Çoğu öğrencinin zihninde şu endişeli sorular dönüp duruyor: ‘Açken odaklanabilir miyim?’, ‘Uyku düzenim bozulursa netlerim düşer mi?’, ‘Bu ayı rölantide mi geçirsem?’ Eğer siz de böyle düşünüyorsanız, büyük resmi kaçırıyorsunuz demektir. Çünkü Ramazan ayı, sınav öğrencisi için bir mazeret değil, yılın en büyük ‘hızlandırma (turbo)’ fırsatıdır.” dedi.

TOKLUK REHAVETİNE SON, ZİHİNSEL BERRAKLIĞA GEÇİŞ

Oruç sürecinin biyolojik etkilerine dikkat çeken Özgür Akoğlan, “Normal zamanda, günde üç öğün yemek ve aralardaki atıştırmalar, kan şekerimizde sürekli dalgalanmalar yaratır. Her yemek sonrası çöken o ağırlık hissi (rehavet), masanın başından kalkmamızın en büyük sebebidir. Oruçlu bünye ise ilk birkaç günlük adaptasyondan sonra müthiş bir zihinsel berraklığa (mental clarity) ulaşır. Mide boşken, vücut sindirime harcadığı enerjiyi beyne gönderir. ‘Ne yesem?’, ‘Çay mı koysam?’ derdi olmadan, blok çalışmalar yapmak için kesintisiz zaman dilimleri doğar.” diye konuştu.

SAHUR SONRASI SAATLER ALTIN DEĞERİNDE

Ramazan’ın en büyük avantajlarından birinin zaman yönetimi olduğunu ifade eden Özgür Akoğlan, “Normal bir günde sabah 05.00’te kalkıp ders çalışmak çok zor gelebilir. Ama Ramazan’da zaten uyanıksınız! Sahur yemeğinden sonraki o sessiz, telefonların hiç çalmadığı, şehrin uykuda olduğu 2 saatlik dilim, günün en verimli ‘Altın Saatleri’dir. Bu saatlerde zihin, henüz günün stresiyle kirlenmemiştir. Sahur sonrası uyumayıp derse oturan bir öğrenci için o 2 saat, normal zamandaki 5 saate bedeldir. En zorlandığınız, en karmaşık konuları bu sessizlikte halledebilirsiniz.” ifadesinde bulundu.

RAMAZAN BİR SOSYAL DETOKS İMKÂNI SUNUYOR

Ramazan’ın sosyal hayatı doğal olarak yavaşlattığını belirten Özgür Akoğlan, “Ramazan, bir nevi ‘sosyal hayat diyeti’dir. Dışarıda kafelerde vakit öldürme, sinema kaçamakları veya gereksiz sosyalleşme minimuma iner. Herkes evine, kabuğuna çekilir. Bu, sizin için dikkat dağıtıcı unsurların (çeldiricilerin) kendiliğinden elenmesi demektir. Enerjinizi dışarıya değil, masanıza ve hedeflerinize kanalize etmek için bundan daha iyi bir ortam bulamazsınız.” şeklinde konuştu.

Bu haber Göbeklitepehaber.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

EĞİTİM Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.