Kim tutar Şanlıurfa’yı!

Şuna gerçekten inanıyorum ki, başarılı ve mutlu insanları başarısız ve mutsuz insanlardan ayıran en önemli özellikleri: vatan, millet sevgisi, azimleri, kararlılıkları, en zor koşullarda bile acze kapılmadan, canla başla mutlu sona ulaşmak için verdiği çabadır. 
 
Bakın güzelim Şanlıurfa’ya…. Adeta yer yerinden oynadı. Art arda felaketler yaşandı. Kaybedilen canların elbet telafisi olmayacak ama ben son dönemlerde kentimizde yapılanları gördükçe bu kadim şehir için umutlarımı kaybetmiyorum.
 
Şanlıurfa, deprem ve seller öncesinden daha güçlü olarak bu sıkıntılardan kurtulacak. 
Nasıl ki suyun en dibine vurğunuzda sıçrama daha güçlü olur Urfa’mızda bu sıkıntılardan aynen böyle daha güçlü çıkacak. Başka bir ifadeyle küllerinden doğacak.
Buna olan inancım tamdır. 
Neden mi?
Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eden Cumhurbaşkanının ilimizdeki temsilcisi ve en büyük mülki idari amiri olan Vali Salih Ayhan ile bir tek gün geçirin, sabahın ilk ışıklarından gecenin geç saatlerine kadar sahada onunla dolaşın o zaman umutsuzluk diye bir terimi lügatınızdan çıkarırsınız. 
 
Evet…. Çok zarar gördük. Depremler, seller derken ekonomi olumsuz etkilendi. 
Sokak başındaki bakkal amcadan, sanayicilere kadar her kesimden insan maddi ve manevi olarak etkilendi. Ve de herkesin psikolojisi alt üst oldu. 
Ama bu kentin öyle bir valisi var ki onun kitabında umutsuzluk, çaresizlik, acizlik yazmıyor.
Onun geçmişi başarılı işlerle dolu. O görev yaptığı her yerde gördüğü sevgi ve saygıyı boşa kazanmadı. Başarı merdivenlerini de eli cepte çıkmadı, emek verdi, gecesini gündüzüne kattı. 
 
Memleketimizin art arda yaşadığı afetlerde de kriz yönetimindeki rüştünü kanıtlayan Valimiz, Valilikteki kriz masasını başarılı bir orkestra şefi gibi yönetti. Bir yandan afetlerin izlerinin silinmesi için çaba harcarken diğer yandan her zamanki güler yüzlü, mütevazı ve dolu dolu yaşadığı insan sevgisinin yanında eşsiz merhametiyle insanlara umut aşılamaya devam ediyor.
 
Özellikle depremden en çok etkilenen il merkezindeki mahalleler ile ilçeleri karış karış dinleyen, sorunları, beklentileri yerinde tespit eden, gördüğü her vatandaşla kimin nesi kimin fesi olursa olsun sohbet eden, insan ayrımı yapmayan, çocuklardan yetişkinlere, engelli kardeşlerimizden kadınlara, işsizlere, depremde ya da selde evini, işini kaybedenlere moral aşılıyor, güç veriyor.
 
Bence Vali bey yaptığı işle mutlu. Aksi takdirde bunca yüke rağmen bu enerjiye sahip olamazdı.
Düşününsene sabahın ilk ışıklarıyla birlikte sahaya iniyorsunuz, gece geç saatlere kadar yoğun bir tempo, uyumaya bile vakit yok. 
 
Tüm bunların yanında göreve geldiği ilk günden başlattığı  “Açık kapı” uygulamasını da olağanüstü tempoya rağmen sürdürüyor. Hem vatandaşın ayağına kadar gidip onları dinliyor, hem de makamında kabul ediyor. Vali bey ile görüşmek isteyip de görüşemeyenin olmadığını düşünüyorum.
 
O arkasında koruma ordusuyla gezen, etrafına emirler yağdıran, asık suratlı ve adeta yanına salavatla yaklaşılan valilerden değil. Ben onu tanıdığım ilk günden itibaren sıra dışı bir Vali olduğunu anlamıştım. 
İşte bu yüzden kentimizin yaralarını en kısa sürede sarılacağından ve kentimizin 2023 yılının İslam dünyası turizm başkenti unvanıyla, çok yakında binlerce turist ağırlamaya başlayacağından eminim. 
 
Nitekim, hoşgörünün şehri, inanç merkezi ilimizdeki dünya hazinesi değerlerimizde bakım onarımlar süratle ilerliyor.
Başta Balıklıgöl olmak üzere tarihi değerlerimiz, müzelerimiz eskisinden daha nezih hale gelecek. Depremde en fazla hasar olan yerlerden Birecik’te deprem konutlarının temeli atıldı.
Vali bey, düzenlenen temel atma töreninde yıl sonunda konutların inşasının tamamlanarak vatandaşlarımıza teslimi edileceğini müjdeledi.  
 
Kentteki tüm çocukların eşit eğitim hakkına kavuşması için Ankara nezdinde girişimlerde bulunan Vali beyin çabalarıyla geçtiğimiz hafta birkaç yeni okul hizmete açıldı. 
Köşe başındaki bakkal amcayı, emekli teyzeleri, çocukları, engellileri, kadınları, işsizleri ve sokaktaki tablacıdan sanayiciye kadar toplumun tüm kesimlerini sabırla dinleyen Vali Salih Ayhan, organize sanayi bölgesinin de aynı zamanda müteşebbis heyet başkanı.
 
Herkesi ve her kesimi verdiği güzel haberlerle sevindiren, moral ve motivasyon sağlayan Valimiz, sanayicilerle de sık sık bir araya geliyor. Geçtiğimiz hafta onlara da müjdeler verdi. 
 
FİNDES destekleri kapsamında 10 firmaya 40 milyon TL destek sunan program ile işletmelere yaklaşık 200 milyon TL’lik finansman kaynağı oluşturduğunu bildirdi ve kentin bereketini ve istihdamını artıracak güzel protokoller imzalamaya devam edeceklerini söyledi.
 
Yeni istihdam alanları oluşturacak projeleri hızla hayata geçiren Vali bey, işsizlerin de “derman babası” oldu. Büyükşehir ve Haliliye başta olmak üzere belediyelerle uyumlu çalışmalarıyla sinerji yaratan Vali Salih Ayhan’ın cebinde her sorunun çözümü mevcut. 
Bu güzel tabloyu görünce “kim tutar Şanlıurfa’yı” dememek mümkün mü?

 


“Yaşanan tüm acıları birlikte atlatacağız, hemşehrilerimizin her daim yanındayız” diyen Vali beyin verdiği bu moral ve motivasyonla Şanlıurfamızı güzel günlerin beklediğini görüyorum. Çünkü, umudun olduğu yerde yaşam devam eder, umutsuzluk ise kaybetmenin ilk basamağıdır.

 

Bundan dolayıdır ki sevgili hemşehrilerim; asla ama asla umutsuz olmayın. Sizler için gecesini gündüzüne katan, eğitimden sağlığa, istihdamdan ekonomiye, Şanlıurfaspor’un başarısından çocuk ve gençlerimizin gelecekteki güzel günlerinin inşasına  kadar A’dan Z’ye tüm ihtiyaçlarınızı bilen, bilmekle kalmayıp çözüm üreten, asla mazeretlere sığınmayan bir Valimiz var. 
 
Her daim halkımızın yanında olan devletimize ve devletimizin şehrimizdeki en büyük mülki amiri  Valimize Allah zeval vermesin.
Kalın Sağlıcakla
İsmail ÇÖLKESEN