Geçen gün Mardin’i ziyaret etme fırsatı buldum. Bu kadim şehir, sadece taşın ve tarihin değil, aynı zamanda insana dokunan hizmet anlayışının da eşsiz bir örneği. Sayın Vali Tuncay Akkoyun Bey’in kocaman şehre kattığı vizyonu, stratejik ve insan temelli yaklaşımıyla yakından görme şansı yakaladım. Tur otobüslerinin akın akın geldiği, yerli ve yabancı turistlerin oluşturduğu kalabalıkla adeta dolup taşan bir kente hizmet etmek elbette her yiğidin harcı değil. Ama Sayın Akkoyun, işini gerçekten iyi yapıyor. Yöre halkının memnuniyeti ve turistlerin yüzlerindeki tebessüm, bunun en net göstergesi.

 

Mardin Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Mehmet Arif Altunkaynak Bey ile yaptığımız sohbet ise ayrı bir ufuk açıcıydı. Mardin’in gizemini, hâlâ süren araştırmaları ve tarihin seyrini değiştirecek nitelikteki dipnotları çay eşliğinde dinlemek, âdeta bir feyz yolculuğuydu. Kendisinin mesleki kariyeri, ifade biçimi ve bizleri ağırlamadaki inceliği takdire şayandı. Onun anlattıkları, başarının sadece çabayla değil, doğru stratejiler ve sağlam temellerle mümkün olduğunu bir kez daha gösterdi. Mardin’in tanıtımının bir mimarı olarak gördüğüm Mehmet Arif Bey’e ve ekibine ne kadar teşekkür etsem az.

 

Ama Mardin denilince akla gelen ilk yerlerden biri hiç kuşkusuz Midyat. Peki Midyat mı? Yoksa onun kadim ismiyle Matiate mi? Ya da Estel mi? Tarihin doruk noktası diyebileceğim bu ilçe, başlı başına bir medeniyetler mozaiği. Her sokağı, her taşı ayrı bir hikâye anlatırken, turistleri kendine çeken cazibe merkezi haline gelmesi boşuna değil.

 

Midyat’a adım atar atmaz, yıllar önce Gaziantep Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’ndeki sınıf arkadaşım, kıymetli meslektaşım Seyfettin Aksoy karşıladı bizi. Yılların hasretini, tarihi bir çayhanede içtiğimiz çay eşliğinde giderdik. Ancak bu yolculuğun asıl rehberi, Midyat’ın duayen ismi, değerli abim Selahattin Erol’du. Onun mihmandarlığında Midyat’ı gezerken, tarihi ve yeni projeleri ondan dinlemek âdeta bir nimet gibiydi. Selahattin abim, Midyat’ın ruhunu ve yapılan hizmetleri öyle içten anlattı ki, bu toprakların ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anladım.

 

Ve tabii ki, Belediye Başkanı Veysi Şahin’in hizmetlerini saymakla bitiremeyiz. Özellikle yer altı şehri Matiate’nin o muhteşem planı, mağaralar ve tarihi dokuların korunarak ihya edilmesi, gerçekten takdire değer. Midyat, adeta bambaşka bir şehir modeline evrilmiş; tarihe saygılı, turisti kendine çeken ve hizmet şöleninin yaşandığı bir kent olmuş. Bu dönüşümün baş mimarı ise kuşkusuz Veysi Şahin Başkan. Onun önderliğindeki ekip, gece gündüz demeden çalışarak bu kültürü geleceğe taşıyor.

 

Bu noktada, ziyaretimizde onu görmezsem olmaz dediğim, bahsetmesem olmaz bir değerden daha bahsetmek isterim. Kendisi, Şanlıurfa'ya yıllarca değer katmış, sürekli güzel ve yerinde projeler üreten ve bunların icrası için mücadele eden, asla pes etmeyen bir proje adamı, bir fikir insanı ve Şanlıurfa'nın manevi evlâdı; Ak Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Uncu. Kendisini Şanlıurfa'da, dönemin Valisi ve Şanlıurfa halkının büyük sevgisini kazanan Abdullah Erin Valimizin ekibinde görev yaptığı dönemden tanıyoruz. Hem Abdullah Erin Valimiz hem de Mehmet Uncu Başkanımız, Şanlıurfa'ya değer katan isimler olmuştur; bu yüzden kendilerini hep sevmişizdir. Sevgili Başkanım bizleri ağırladı, hizmet döneminden dem vurduk ve o zamana dair yapılan çalışmaların ne süreçlerden geçtiğini konuştuk. Elbette ki şu anda da yerinde durmuyor, gönüllere dokunuyor, sahadan asla ayrılmıyor. Görevi süresince girmediği yer, çalmadığı kapı kalmadı diyebilirim. Çünkü yöre halkı ondan memnun, çünkü onunla yeni bir ruh, yeni bir heyecan ve Mardin adına yeni projeleri faaliyete geçirme derdinde. O, millete hizmeti hakka hizmet bilinciyle hareket ediyor; bunu ziyaretimde bizzat gördüm. İl başkanlığı tıklım tıklımdı. İşte bu değerli insanı bahsetmesem asla olmazdı. Bu arada Mardin’in onun gibi bir isme sahip olmasının ne büyük bir şans olduğunu düşünüyorum.

 

Selahattin abimin misafirperverliği, yöre halkının sıcaklığı ve Seyfettin abimin dostane karşılaması, bu ziyareti unutulmaz kıldı. Mardin ve Midyat, sadece tarihiyle değil, insanıyla, hizmet aşkıyla ve dokusuyla gerçekten görülmeyi hak ediyor. Herkese şiddetle ve aşkla tavsiye ederim: Mardin’e gidin, Midyat’a uğrayın, tarihin doruk noktasına tanıklık edin.

 

Bu anlamlı ziyaretimde İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Sayın Mehmet Arif Altunkaynak’a, kıymetli meslektaşım Seyfettin Aksoy’a, duayen gazeteci abim Selahattin Erol’a ve gönül dostumuz Mehmet Uncu Başkan’a sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Mardin, sizinle daha güzel; Midyat ise sizinle daha parlak.

 

Bir dahaki köşe yazımda buluşmak dileğiyle...