NİYET ETTİM ADAYLIĞA; UYDUM KALABALIĞA

HAMİT DERMAN

30-03-2023 11:40

Yazımızın başlığını okuyan insan, aday adaylığa benim başvurduğumu ve başlığı da dua niyetine yazdığımı zanneder. Fakat durum öyle değil. Ben aday adayı değilim şimdilik niyetimde yok fakat bu başlıkla aday adayı olanların halet-i ruhiyesini aktarmak istedim.

Nasıl mı? Açıklayayım. Son zamanlarda dikkatinizi çekmiştir.Şehrimizin caddelerine, sokaklarına, binalarına, billboardlara, televizyonlarına, gazetelerine hasılı kelam nereye baksanız şehrin her köşesinde hizmet aşığı! Bir adayın resmini görürsünüz. Herkes etiket sahibi, İşadamı, eğitimci, çiftçi, doktor, mühendis, imam vb. Hepsi de iktidar partisinden aday. İşin ilginç tarafı sanki diğer partiler Urfa'da seçime girmiyor. Adayların kahir ekseriyeti iktidar partisinden aday adayı olmuş.

Merakınızı gidermek için hizmet aşığı adaylara soruyorsunuz. Hepsi size aynı cevabı veriyor. ‘Uydum kalabalığa ’ diyor. Çekiyorsun birini kalabalıktan bakıyorsun eski tüfek solcu. Ne ideolojik nede gönül bağı yönünden alakası yok. Hatta aday olduğu partinin bir zaman aleyhinde çalışmış. Burada ne geziyorsun? Diye soruyorsun. Uydum kalabalığa diyor. Başka birini çekiyorsun eski ülkücü sen ne geziyorsun? O da uydum kalabalığa diyor. Başka birisini çekiyorsun hep farklı ideolojilerin, farklı dünyaların insanı uydum kalabalığa diyor.

Peki, bu kişiler ben kalabalığı kendime uyduracağım diyebiliyor mu? Kalabalıkları arkamdan sürükleyeceğim diyebiliyor mu? Kalabalıkları arkasından sürükleyecek birikime sahip mi? Tabi sorduğumuz sorulara cevap verecek aday yok. Hiçbir aday çıkıp ta birileri iktidar partisinden beni davet etti. Gel senin yüksek fikirlerine ihtiyacımız var. Gel aday ol diyebiliyor mu? Çünkü hiç birisi böyle bir davetle aday olmamıştır.

İşin en ilginç tarafı da il nüfusuna göre en fazla aday İstanbul'dan sonra Urfa da ama bu kadar adaydan ancak bir kaç tanesi gerçekten hizmet aşkıyla aday olmuşlar. Çünkü adayların birçoğu aday oldukları partinin davasında bedel ödemiş insanlar değil. Hepsi belli bir nedenle aday adayı olmuştur. Bunların bir kısmı, millet benim de aday olduğumu bilsin, gösteriş olsun diye "desinler " diye ortaya çıkanlardır. Geçen gün bu tür aday adaylarından bir tanesi televizyona çıkmış. İki kelimeyi bir araya getiremiyordu. Spiker onu konuşturmak ve bir şeyler söyletmek için çırpınıyordu. Ama nafile konuşması bir dert, susması bir dert çünkü konuştukça maalesef batıyordu. Kendini rezil ediyordu. Bir kısım adaylarda seçilmeyeceklerini bildikleri halde aday adayı olanlardır. Bunlar gelecek ile ilgili beklentiler ve koltuk sevdası nedeniyle aday adayı olurlar. Aday olduktan sonra seçilmezse bile parti onu daha iyi bir makama verir diyerek aday adayı olurlar. Bunların gayesi maalesef hizmet değil makam hırsıdır. Bu tür insanların fikri ideolojisi yoktur. Bunlar, her düzenin adamıdır. El etek öpmeyi iyi bilirler. El etek öperek işlerini yürütürler. Tek gayeleri menfaatleridir. Bir kısım adaylarda gerçekten hizmet amacı ile ortaya çıkan birikimli, işinin ehli, dürüst fakat bu kalabalık içinde kendisini anlatmakta zorlanır. Kişiliği oturmuş olduğundan siyasilerin peşinden koşmaz. El etek öpmeyi bilmezler. Siyasilerin onu keşfetmesini bekler. Fakat bu insanlar maalesef çoğu zaman Urfa siyasetinin kurtlar vadisinde harcanıp giderler. Yıllardır Urfa'da siyaset hep böyle sürmüş birçok değerli insan hak ettiği yere gelmeden harcanıp gitmiştir. Ancak bundan sonra durum böyle devam etmemeli. İlimizin yetiştirdiği değerler ayak oyunları ile harcanmamalı. Bu insanların hak ettiği yere gelmesi için çaba göstermeliyiz. Çünkü biz eğer bazılarının Urfa'da oluşturmuş olduğu menfaate dayalı suni duvarları yıkmaz isek daha çok ah vah ederiz.

Evet bana göre seçilecek Milletvekillerinin Türkiye’nin en genç nüfusuna sahip ilimizin birikmiş İşsizlik, Konut, Ulaşım, İmar ve Eğitim sorununa kalıcı ve ciddi çözüm bulacak güçlü, vizyon sahibi ayrıştırıcı değil birleştirici olması gerekir. Ve yine seçilecek vekillerin Urfa'mızın tarihten gelen zengin çok kültürlü değerlerine sahip çıkacak ve bu değerlerle birlikte modernleşme anlamında şehrimizi gelişmiş modern şehirlerin arasına katacak bir vizyona sahip olmasını istiyorum.

 

DİĞER YAZILARI Kıymeti Kaybettikten Sonra Anlamak 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Gençleri Anlamak 01-01-1970 03:00 Affetmek Manevi Yüklerden Kurtulmaktır 01-01-1970 03:00 HER ŞEY SİYASET DEĞİL ! 01-01-1970 03:00 Yılların Sessiz Hikâyesi 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE BİR ÜMMETİN DESTANIDIR 01-01-1970 03:00 Ramazan Urfa’da Yaşanır 01-01-1970 03:00 Zamanın Durduğu Uzun Gece 6 Şubat 01-01-1970 03:00 Bilgimiz Artarken İrfanımız Azaldı 01-01-1970 03:00 Ömür Takviminden Düşen Yaprak Yılbaşı mı, Yol Sonu mu ? 01-01-1970 03:00 Muhafazakarların Varlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 KAVGALARIN GÖLGESİNDE ŞANLIURFA 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Sadece Bir Günde Hatırlamak 01-01-1970 03:00 Töre ve Teknoloji Arasında Şanlıurfa’da Genç Olmak 01-01-1970 03:00 Taziye Yemekleri Paylaşmak mı Yük Olmak mı? 01-01-1970 03:00 Geleceğin Dahileri Deneyap Atölyelerinde Yetişiyor 01-01-1970 03:00 Tarlalarda Tükenen Hayatlar Mevsimlik Tarım İşçileri 01-01-1970 03:00 Asalet mi Maharet mi Önemli? 01-01-1970 03:00 Halef Dizisi Urfa’yı Anlatıyor mu ? 01-01-1970 03:00 Başarısızlığa Günah Keçisi Aramayı Bırakalım 01-01-1970 03:00 Mavi Marmara’dan Küresel Sumud Filosuna Vicdanın Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Gençliğin İnşasında Gençlik Merkezlerimizin Rolü 01-01-1970 03:00 Okullar Açılırken Şanlıurfa’da Eğitimin Durumu 01-01-1970 03:00 Şehrin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Sarı Öküz ve Gazze 01-01-1970 03:00 İslam Güneşinden Nasipsiz Olanlar 01-01-1970 03:00 İslam Güneşinden Nasipsiz Olanlar 01-01-1970 03:00 Berat Gecesinde Rabbe Ubudiyetle Yönelmek 01-01-1970 03:00 ÖMÜR SERMAYESİ VE MÜBAREK AYLAR 01-01-1970 03:00 İMANIN TEKNİĞE MEYDAN OKUDUĞU MEKAN ÇANAKKALE 01-01-1970 03:00 GENÇLERİMİZE ŞEFKATLE YAKLAŞALIM 01-01-1970 03:00 BETONLAŞAN HAYATLAR 01-01-1970 03:00 ORTADOĞUDA TAŞTAN ADAMLARIN YERİNE İNSANLIK YIKILDI 01-01-1970 03:00 BAŞLIĞI OLMAYAN HAYAT 01-01-1970 03:00 GENÇLİK URFA’DA DAHA GÜZEL BİLİYOR MUSUN? 01-01-1970 03:00 URFALI BÜROKRAT SAYISI NASIL ARTAR 01-01-1970 03:00 FRANSA'NIN HİÇ Mİ SUÇU YOK 01-01-1970 03:00 DAVA ADAMI OLARAK YAŞAYABİLMEK 01-01-1970 03:00 DAR AĞACINDA BİR MAZLUM GENÇ ‘’HAFIZ İBRAHİM EDHEM ‘’ 01-01-1970 03:00 ÖĞRENCİNİN SEVDİĞİ ÖĞRETMEN OLABİLMEK 01-01-1970 03:00 AK PARTİ ÇÖZÜM SÜRECİNDE NELER YAPTI ? 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARI CAMİDEN KOVMAYALIM 01-01-1970 03:00 BARDAĞIN DOLU TARAFINI GÖREBİLMEK 01-01-1970 03:00 ŞANLIURFA EĞİTİMİNDE ÖNEMLİ SORUNLAR 01-01-1970 03:00