Bir zamanlar geniş, bereketli bir ovada bir öküz sürüsü yaşardı. Sürü, bir arada durdukça hiçbir yırtıcıya yem olmazdı. Aralarındaki en güçlü ve en gösterişli öküz ise “Sarı Öküz”dü. Günlerden bir gün tilki ile kurt, sürüye yanaşıp fısıldadı:
“Bize sadece Sarı Öküz’ü verin… Onu alırsak rahat edeceğiz, bir daha size dokunmayacağız.”
Başta herkes karşı çıktı. Ama kurt, her seferinde başka bahanelerle geldi. “O zaten farklı, onun yüzünden tehlikeye giriyorsunuz…” dedi. Sonunda sürü sessiz kaldı, Sarı Öküz’ü verdiler. Kurtlar gittikten sonra ovada bir huzur oldu sandılar. Ta ki, kurtlar geri dönene kadar…
Artık sıra diğer öküzlerdeydi. Birer birer hepsi yutuldu. Ve son kalan öküz, kurdun dişlerini boynunda hissettiğinde fısıldadı:
“Ben Sarı Öküz’ü verdiğim gün, yok olmuştum.”
Gazze’de yaşananlar, bana bu hikâyeyi hatırlatıyor.
Dün Sarı Öküz Filistin’di, bugün belki başka bir ülke, yarın belki bizim kapımız.
İlk kurban verildiğinde, sessizlik çare sanılır. Ama tarih gösterir ki sessizlik, kurdun iştahını artırır.
Çocukların üzerine yağan bombalara bakıp “Bu bizi ilgilendirmez” demek, Sarı Öküz’ü teslim etmektir.
Mazlumun yanında durmak, sadece insanlık görevi değil, aynı zamanda kendi geleceğini korumaktır.
Çünkü adalet, sadece başkası için istendiğinde değil, herkes için savunulduğunda ayakta kalır.
Ve unutmayalım: Bir gün o kurtlar bizim kapıya da gelebilir.
Bugün Gazze’de olanlar, işte bu masalın kanlı gerçeğe dönüşmüş hâlidir.
Filistin yıllardır “Sarı Öküz” olarak gösterildi.
“Orada olanlar sadece onların sorunu” dendi.
Daha kötüsü, bazıları “Onlar zaten farklı” diyerek sessiz kaldı.
Kimi ülkeler korktu, kimi menfaat hesapları yaptı, kimi de kendi kurtlarını beslemekle meşguldü.
Ve sonuç?
Bir avuç toprağın üzerine yağmur gibi inen bombalar…
Yıkılmış evler, paramparça olmuş aileler…
Ambulans sirenlerinin sustuğu tek an, yeni bir patlamanın olduğu an…
Gazze sadece bir coğrafya değil; insanlığın vicdan terazisidir.
Kurtlar doymayacak.
Bugün Gazze, yarın başka bir şehir.
Sınırların, bayrakların, mezheplerin, ideolojilerin ötesinde bir gerçek var:
Bir gün o kurtlar sizin kapınıza geldiğinde, geçmişteki sessizliğinizin bedelini ödeyeceksiniz.
Mazlumun yanında durmak sadece bir merhamet meselesi değil;
Bu, aynı zamanda kendi geleceğini savunma meselesidir.
Çünkü Sarı Öküz’ü verdiğiniz gün, aslında kendinizi vermeye başlamışsınızdır.
O yüzden sesinizi yükseltin.
Bugün Gazze için…
Yarın kendiniz için…