Affetmek Manevi Yüklerden Kurtulmaktır

HAMİT DERMAN

30-04-2026 21:56

“Af” kelimesi, Arapça “Afuv” kökünden gelir. Bir suçu, kusuru ya da hatayı bağışlamak anlamına gelir. Daha geniş bir ifadeyle; insanın, karşısındakinin eksikliklerini görüp buna rağmen kalbinde kin tutmaması, bağışlayabilmesidir.

Toplumlar, aileden başlayarak bireye nasıl davranması gerektiğini öğretir. Aile içinde, okulda ve sosyal hayatta belirli kurallar vardır. Bu kurallara aykırı davranışlar ise suç ya da kabahat olarak değerlendirilir. Ancak her kuralın yanında bir de merhamet kapısı vardır. Bir baba, çocuğunun hatasını affedebilir. Bir öğretmen, öğrencisinin yanlışını görmezden gelip ona yeni bir şans tanıyabilir. Çünkü affetmek, sadece karşı tarafı değil, insanın kendi ruhunu da özgürleştiren bir erdemdir.

Aslında affetmek; içimizde biriken kırgınlıkları, öfkeyi ve suçlama duygusunu bırakabilmektir. İnsan, affetmediği her şeyi içinde taşır. Bu da zamanla ruhu ağırlaştırır, kalbi yorar.

Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de affedicilik, güzel ahlakın temel taşlarından biri olarak vurgulanır. Nitekim Nur Suresi 22. ayette şöyle buyrulur:

“...Affetsinler ve hoşgörsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.”

Bir başka ayette ise affetmenin ne kadar yüce bir davranış olduğu şu şekilde ifade edilir:

“Kim sabreder ve bağışlarsa, şüphesiz bu, azme değer işlerdendir.” (Şura Suresi, 43)

Bu ayetler bize şunu hatırlatır: Affetmek, zayıflık değil; aksine güçlü bir iradenin, yüksek bir ahlakın göstergesidir. Ve affetmenin asıl amacı, her işte olduğu gibi Allah’ın rızasına uygun bir hayat yaşamaktır.

Affetmenin insan üzerindeki etkisini anlatan anlamlı bir hikâye vardır:

Bir lise öğretmeni, öğrencilerine bir gün şöyle der:

“Size bir hayat tecrübesi yaşatmak istiyorum.”

Öğrenciler kabul eder. Öğretmen devam eder:

“Yarın herkes bir plastik torba ve beş kilo patates getirsin.”

Ertesi gün herkes hazırlıklıdır. Öğretmen şu talimatı verir:

“Bugüne kadar affetmediğiniz her kişi için bir patates alın. Üzerine o kişinin adını yazın ve torbaya koyun.”

Bazı torbalar hafifken, bazıları neredeyse taşınamayacak kadar ağırdır.

Öğretmen sonrasında şu görevi verir:

“Bir hafta boyunca bu torbaları nereye giderseniz götüreceksiniz.”

Günler geçer… Patatesler çürümeye, torbalar ağırlaşmaya başlar. Öğrenciler şikâyet eder:

“Hocam, çok ağır…”

“Hocam, kokuyor…”

“İnsanlar bize tuhaf bakıyor…”

Öğretmen gülümseyerek dersini verir:

“Affetmediğiniz her şeyi işte böyle yanınızda taşırsınız. Affetmeyerek aslında kendinizi cezalandırıyorsunuz. Affetmek, karşınızdakine yaptığınız bir iyilik değil; en çok kendinize yaptığınız bir iyiliktir.”

İşte hayatın en sade ama en derin gerçeklerinden biri budur. Affetmek; geçmişin yüklerinden kurtulmak, kalbi hafifletmek ve insanın kendine verdiği en büyük hediyedir.

Unutmamak gerekir ki; affeden insan kaybetmez, aksine iç huzurunu kazanır. Çünkü bazen en büyük özgürlük, “haklı olduğun halde bırakabilmektir.”

DİĞER YAZILARI Şanlıurfa'da Gençleri Anlamak 01-01-1970 03:00 HER ŞEY SİYASET DEĞİL ! 01-01-1970 03:00 Yılların Sessiz Hikâyesi 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE BİR ÜMMETİN DESTANIDIR 01-01-1970 03:00 Ramazan Urfa’da Yaşanır 01-01-1970 03:00 Zamanın Durduğu Uzun Gece 6 Şubat 01-01-1970 03:00 Bilgimiz Artarken İrfanımız Azaldı 01-01-1970 03:00 Ömür Takviminden Düşen Yaprak Yılbaşı mı, Yol Sonu mu ? 01-01-1970 03:00 Muhafazakarların Varlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 KAVGALARIN GÖLGESİNDE ŞANLIURFA 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Sadece Bir Günde Hatırlamak 01-01-1970 03:00 Töre ve Teknoloji Arasında Şanlıurfa’da Genç Olmak 01-01-1970 03:00 Taziye Yemekleri Paylaşmak mı Yük Olmak mı? 01-01-1970 03:00 Geleceğin Dahileri Deneyap Atölyelerinde Yetişiyor 01-01-1970 03:00 Tarlalarda Tükenen Hayatlar Mevsimlik Tarım İşçileri 01-01-1970 03:00 Asalet mi Maharet mi Önemli? 01-01-1970 03:00 Halef Dizisi Urfa’yı Anlatıyor mu ? 01-01-1970 03:00 Başarısızlığa Günah Keçisi Aramayı Bırakalım 01-01-1970 03:00 Mavi Marmara’dan Küresel Sumud Filosuna Vicdanın Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Gençliğin İnşasında Gençlik Merkezlerimizin Rolü 01-01-1970 03:00 Okullar Açılırken Şanlıurfa’da Eğitimin Durumu 01-01-1970 03:00 Şehrin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Sarı Öküz ve Gazze 01-01-1970 03:00 NİYET ETTİM ADAYLIĞA; UYDUM KALABALIĞA 01-01-1970 03:00 İslam Güneşinden Nasipsiz Olanlar 01-01-1970 03:00 İslam Güneşinden Nasipsiz Olanlar 01-01-1970 03:00 Berat Gecesinde Rabbe Ubudiyetle Yönelmek 01-01-1970 03:00 ÖMÜR SERMAYESİ VE MÜBAREK AYLAR 01-01-1970 03:00 İMANIN TEKNİĞE MEYDAN OKUDUĞU MEKAN ÇANAKKALE 01-01-1970 03:00 GENÇLERİMİZE ŞEFKATLE YAKLAŞALIM 01-01-1970 03:00 BETONLAŞAN HAYATLAR 01-01-1970 03:00 ORTADOĞUDA TAŞTAN ADAMLARIN YERİNE İNSANLIK YIKILDI 01-01-1970 03:00 BAŞLIĞI OLMAYAN HAYAT 01-01-1970 03:00 GENÇLİK URFA’DA DAHA GÜZEL BİLİYOR MUSUN? 01-01-1970 03:00 URFALI BÜROKRAT SAYISI NASIL ARTAR 01-01-1970 03:00 FRANSA'NIN HİÇ Mİ SUÇU YOK 01-01-1970 03:00 DAVA ADAMI OLARAK YAŞAYABİLMEK 01-01-1970 03:00 DAR AĞACINDA BİR MAZLUM GENÇ ‘’HAFIZ İBRAHİM EDHEM ‘’ 01-01-1970 03:00 ÖĞRENCİNİN SEVDİĞİ ÖĞRETMEN OLABİLMEK 01-01-1970 03:00 AK PARTİ ÇÖZÜM SÜRECİNDE NELER YAPTI ? 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARI CAMİDEN KOVMAYALIM 01-01-1970 03:00 BARDAĞIN DOLU TARAFINI GÖREBİLMEK 01-01-1970 03:00 ŞANLIURFA EĞİTİMİNDE ÖNEMLİ SORUNLAR 01-01-1970 03:00