Asalet mi Maharet mi Önemli?

HAMİT DERMAN

05-10-2025 20:20

Tarih kitaplarını açtığınızda karşınıza hep büyük hanedanlar, köklü aileler, soyluluk unvanları çıkar. İnsanların bir dönem, “Ben şu ailenin mensubuyum, şu aşiretin mensubuyum” diyerek kendini yüceltmeye çalıştığını görürsünüz. Oysa Napolyon Bonaparte, bu düzenin tam kalbine bir hançer gibi saplanan bir cümle kurdu: “Asaletim, benimle başlar.”

Bu söz, aslında yalnızca bir meydan okuma değil; aynı zamanda bir gerçeğin haykırılışıdır. Napolyon, soylu bir aileden gelmiyordu. Onu imparatorluk tahtına çıkaran şey, atalarının unvanları değil, kendi aklı, stratejisi ve azmiydi. İşte bu yüzden onun asalet anlayışı, doğuştan gelen bir ayrıcalıktan çok, bireyin kendi emeğiyle ürettiği değerlerde karşılık buldu.

Bugün hâlâ etrafımıza baktığımızda benzer bir tabloyla karşılaşmıyor muyuz? Kimileri hâlâ “Benim dedem şunu yapmış, babam şuradan gelmiş” diyerek kendini tanımlamaya çalışıyor. Oysa biz biliyoruz ki, dedelerimizin gölgesinde yaşamak bir onur değildir; kendi gölgemizi oluşturabilmek onurdur. Bir kökün dallarında sallanmak kolaydır ama toprağı delip kendi kökünü salmak cesaret ister.

Toplum olarak da sık sık bu sınavla karşılaşıyoruz. Eğitimde, siyasette, iş dünyasında… Kayırmacılık ve soy bağı üzerinden yürüyen düzenler, bireyin kendi emeğiyle yol almasını çoğu zaman zorlaştırıyor. Ama unutmayalım: Asıl asil olan, eline fırsat verilmediğinde bile yolunu açabilendir. Kapılar kapandığında, kendi anahtarını dökebilendir.

Gençlere hep şunu söylüyorum: Soyadınız size bir kapı açabilir, belki birkaç adım öne geçirir. Ama asıl mesele, o kapıdan içeri girdikten sonra kendi duruşunuzu sergileyebilmektir. Aksi hâlde, sizden öncekilerin başarılarının gölgesinde bir ömür tüketmekten öteye gidemezsiniz.

Napolyon’un sözünden çıkarılacak ders çok açık: İnsan, nereden geldiğiyle değil, nereye yürüdüğüyle tanımlanır. Eğer bugün dürüstsek, üretiyorsak, kendi alın terimizle bir değer inşa ediyorsak; işte asalet orada başlar.

Sonuçta gerçek soyluluk, soy ağacının dallarında değil; insanın kendi kalbinde, kendi emeğinde yeşerir. Soyla övünmek, geçmişin mirasını tüketmektir; kendi onuruyla yaşamak ise geleceğe bırakılacak en büyük mirastır.

DİĞER YAZILARI Kıymeti Kaybettikten Sonra Anlamak 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Gençleri Anlamak 01-01-1970 03:00 Affetmek Manevi Yüklerden Kurtulmaktır 01-01-1970 03:00 HER ŞEY SİYASET DEĞİL ! 01-01-1970 03:00 Yılların Sessiz Hikâyesi 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE BİR ÜMMETİN DESTANIDIR 01-01-1970 03:00 Ramazan Urfa’da Yaşanır 01-01-1970 03:00 Zamanın Durduğu Uzun Gece 6 Şubat 01-01-1970 03:00 Bilgimiz Artarken İrfanımız Azaldı 01-01-1970 03:00 Ömür Takviminden Düşen Yaprak Yılbaşı mı, Yol Sonu mu ? 01-01-1970 03:00 Muhafazakarların Varlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 KAVGALARIN GÖLGESİNDE ŞANLIURFA 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Sadece Bir Günde Hatırlamak 01-01-1970 03:00 Töre ve Teknoloji Arasında Şanlıurfa’da Genç Olmak 01-01-1970 03:00 Taziye Yemekleri Paylaşmak mı Yük Olmak mı? 01-01-1970 03:00 Geleceğin Dahileri Deneyap Atölyelerinde Yetişiyor 01-01-1970 03:00 Tarlalarda Tükenen Hayatlar Mevsimlik Tarım İşçileri 01-01-1970 03:00 Halef Dizisi Urfa’yı Anlatıyor mu ? 01-01-1970 03:00 Başarısızlığa Günah Keçisi Aramayı Bırakalım 01-01-1970 03:00 Mavi Marmara’dan Küresel Sumud Filosuna Vicdanın Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Gençliğin İnşasında Gençlik Merkezlerimizin Rolü 01-01-1970 03:00 Okullar Açılırken Şanlıurfa’da Eğitimin Durumu 01-01-1970 03:00 Şehrin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Sarı Öküz ve Gazze 01-01-1970 03:00 NİYET ETTİM ADAYLIĞA; UYDUM KALABALIĞA 01-01-1970 03:00 İslam Güneşinden Nasipsiz Olanlar 01-01-1970 03:00 İslam Güneşinden Nasipsiz Olanlar 01-01-1970 03:00 Berat Gecesinde Rabbe Ubudiyetle Yönelmek 01-01-1970 03:00 ÖMÜR SERMAYESİ VE MÜBAREK AYLAR 01-01-1970 03:00 İMANIN TEKNİĞE MEYDAN OKUDUĞU MEKAN ÇANAKKALE 01-01-1970 03:00 GENÇLERİMİZE ŞEFKATLE YAKLAŞALIM 01-01-1970 03:00 BETONLAŞAN HAYATLAR 01-01-1970 03:00 ORTADOĞUDA TAŞTAN ADAMLARIN YERİNE İNSANLIK YIKILDI 01-01-1970 03:00 BAŞLIĞI OLMAYAN HAYAT 01-01-1970 03:00 GENÇLİK URFA’DA DAHA GÜZEL BİLİYOR MUSUN? 01-01-1970 03:00 URFALI BÜROKRAT SAYISI NASIL ARTAR 01-01-1970 03:00 FRANSA'NIN HİÇ Mİ SUÇU YOK 01-01-1970 03:00 DAVA ADAMI OLARAK YAŞAYABİLMEK 01-01-1970 03:00 DAR AĞACINDA BİR MAZLUM GENÇ ‘’HAFIZ İBRAHİM EDHEM ‘’ 01-01-1970 03:00 ÖĞRENCİNİN SEVDİĞİ ÖĞRETMEN OLABİLMEK 01-01-1970 03:00 AK PARTİ ÇÖZÜM SÜRECİNDE NELER YAPTI ? 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARI CAMİDEN KOVMAYALIM 01-01-1970 03:00 BARDAĞIN DOLU TARAFINI GÖREBİLMEK 01-01-1970 03:00 ŞANLIURFA EĞİTİMİNDE ÖNEMLİ SORUNLAR 01-01-1970 03:00