İsrail Neden Türkiye'den Korkuyor ?

HAMİT DERMAN

23-08-2026 20:20


Ortadoğu’da bazı gelişmeleri yalnızca bugünün fotoğrafına bakarak anlamak mümkün değildir. Suriye’de Türkiye’nin artan etkisi de böyledir. Bugün sorulması gereken soru şudur:
Soykırımcı İsrail, Suriye’de Türkiye’nin güçlenmesinden neden endişe duyuyor? Türkiye’nin varlığı neden İran’ın yıllarca süren etkisinden farklı değerlendiriliyor?
İran, Suriye’de yıllarca rejimin en önemli destekçilerinden biri oldu. Devrim Muhafızları, İran destekli milisler ve Hizbullah üzerinden geniş bir nüfuz alanı oluşturdu. İsrail, İran’ı ciddi bir tehdit olarak gördü ve Suriye’deki İran bağlantılı hedeflere defalarca saldırdı.
Ancak Ortadoğu siyasetinde ilginç bir gerçek vardır: Bir aktörün düşmanınız olması, onun varlığından doğan her sonucun sizin aleyhinize olması anlamına gelmez.
İran tehdidi, İsrail’in bölgede kendisini “İran’a karşı güvenlik aktörü” olarak konumlandırmasına da imkân sağladı. Arap ülkeleriyle gelişen bazı ilişkilerde İran faktörünün önemli bir rol oynadığı görüldü.
Buradaki mesele, “İran İsrail’in dostuydu” demek değildir. Mesele, İran’ın bölgesel varlığının İsrail’in stratejisine zaman zaman nasıl bir alan açtığıdır.
Türkiye'nin Farkı
Türkiye ise Suriye’de farklı bir denklem ortaya koyuyor.
Türkiye açısından mesele yalnızca nüfuz kazanmak değil; sınır güvenliği, terör tehdidinin ortadan kaldırılması ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasıdır.
Türkiye’nin savunduğu model; milislerin değil devletin, parçalanmışlığın değil bütünlüğün, kaosun değil güvenliğin güçlenmesidir.
İşte bu nedenle Türkiye’nin Suriye’de güçlü bir aktör haline gelmesi, bölgedeki hesapları değiştirebilir.
Çünkü Türkiye yalnızca bir vekil güç üzerinden hareket eden bir aktör değil; ordusu, diplomasisi ve devlet kapasitesiyle doğrudan sahada bulunan bölgesel bir güçtür.
Tarihin Hatırlattığı Gerçek
Selahaddin Eyyubi dönemindeki siyasi parçalanmışlık ile bugünkü Suriye’yi birebir aynı görmek doğru değildir. Ancak tarihin değişmeyen bir dersi vardır:
Bölünmüşlük, dış müdahaleyi kolaylaştırır.
Güçlü devletlerin olmadığı coğrafyalarda milisler ve dış aktörler güç kazanır. Suriye’nin son yıllarda yaşadığı trajedi bunun en açık örneklerinden biridir.
Bugün asıl mesele, Suriye’nin yeniden güçlü bir devlet olarak ayağa kalkıp kalkamayacağıdır.
Asıl Endişe Ne?
Soykırımcı İsrail açısından Türkiye’nin Suriye’de güçlenmesi yeni bir stratejik hesap anlamına geliyor.
Türkiye, Suriye’nin parçalanmasını ve sınırında kalıcı terör yapılanmalarının oluşmasını istemiyor. İsrail ise öncelikle kendi güvenliğini, sınırlarını ve Suriye’den gelebilecek askerî tehditleri hesaplıyor.
Dolayısıyla iki ülkenin bazı güvenlik kaygıları ortak olsa da Suriye’nin geleceğine ilişkin bütün hedefleri aynı değil.
Belki de Katil Netanyahu’nun asıl endişesi yalnızca Türkiye’nin Suriye’de bulunması değil, Türkiye’nin etkili olduğu bir Suriye’nin nasıl şekilleneceğidir.
Çünkü güçlü ve merkezi bir Suriye, yıllardır bölgede kurulan soykırımcı İsrail'i dizginleyebilir kurulan dengeleri değiştirebilir.
Son Söz
Ortadoğu’da oyun hiçbir zaman sabit değildir.
İran, bölgesel güç mücadelesinin önemli aktörlerinden biri oldu. Türkiye ise bugün farklı bir iddia ile sahada:
Kaosu yönetmek değil, kaosun sona ermesini sağlamak.
Parçalanmayı kalıcılaştırmak değil, Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak.
Milisleri değil, devlet kapasitesini güçlendirmek.
Bu nedenle Suriye’deki asıl mücadele sadece Türkiye, İran veya İsrail arasındaki rekabet değildir.
Asıl mücadele, Suriye’nin geleceğinin nasıl şekilleneceği mücadelesidir.
Ve belki de Türkiye’nin bölgedeki yükselen etkisini anlamanın anahtarı tam olarak burada yatıyor:
İran mevcut oyunun önemli bir parçasıydı. Türkiye ise oyunun kurallarını değiştirebilecek bir aktör haline geliyor.

DİĞER YAZILARI Gençler Yaz Kulübünde Eğlenerek Öğreniyor 01-01-1970 03:00 Azerbaycan Bakü'den Gönlüme Düşenler 01-01-1970 03:00 Kıymeti Kaybettikten Sonra Anlamak 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Gençleri Anlamak 01-01-1970 03:00 Affetmek Manevi Yüklerden Kurtulmaktır 01-01-1970 03:00 HER ŞEY SİYASET DEĞİL ! 01-01-1970 03:00 Yılların Sessiz Hikâyesi 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE BİR ÜMMETİN DESTANIDIR 01-01-1970 03:00 Ramazan Urfa’da Yaşanır 01-01-1970 03:00 Zamanın Durduğu Uzun Gece 6 Şubat 01-01-1970 03:00 Bilgimiz Artarken İrfanımız Azaldı 01-01-1970 03:00 Ömür Takviminden Düşen Yaprak Yılbaşı mı, Yol Sonu mu ? 01-01-1970 03:00 Muhafazakarların Varlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 KAVGALARIN GÖLGESİNDE ŞANLIURFA 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Sadece Bir Günde Hatırlamak 01-01-1970 03:00 Töre ve Teknoloji Arasında Şanlıurfa’da Genç Olmak 01-01-1970 03:00 Taziye Yemekleri Paylaşmak mı Yük Olmak mı? 01-01-1970 03:00 Geleceğin Dahileri Deneyap Atölyelerinde Yetişiyor 01-01-1970 03:00 Tarlalarda Tükenen Hayatlar Mevsimlik Tarım İşçileri 01-01-1970 03:00 Asalet mi Maharet mi Önemli? 01-01-1970 03:00 Halef Dizisi Urfa’yı Anlatıyor mu ? 01-01-1970 03:00 Başarısızlığa Günah Keçisi Aramayı Bırakalım 01-01-1970 03:00 Mavi Marmara’dan Küresel Sumud Filosuna Vicdanın Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Gençliğin İnşasında Gençlik Merkezlerimizin Rolü 01-01-1970 03:00 Okullar Açılırken Şanlıurfa’da Eğitimin Durumu 01-01-1970 03:00 Şehrin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Sarı Öküz ve Gazze 01-01-1970 03:00 NİYET ETTİM ADAYLIĞA; UYDUM KALABALIĞA 01-01-1970 03:00 İslam Güneşinden Nasipsiz Olanlar 01-01-1970 03:00 İslam Güneşinden Nasipsiz Olanlar 01-01-1970 03:00 Berat Gecesinde Rabbe Ubudiyetle Yönelmek 01-01-1970 03:00 ÖMÜR SERMAYESİ VE MÜBAREK AYLAR 01-01-1970 03:00 İMANIN TEKNİĞE MEYDAN OKUDUĞU MEKAN ÇANAKKALE 01-01-1970 03:00 GENÇLERİMİZE ŞEFKATLE YAKLAŞALIM 01-01-1970 03:00 BETONLAŞAN HAYATLAR 01-01-1970 03:00 ORTADOĞUDA TAŞTAN ADAMLARIN YERİNE İNSANLIK YIKILDI 01-01-1970 03:00 BAŞLIĞI OLMAYAN HAYAT 01-01-1970 03:00 GENÇLİK URFA’DA DAHA GÜZEL BİLİYOR MUSUN? 01-01-1970 03:00 URFALI BÜROKRAT SAYISI NASIL ARTAR 01-01-1970 03:00 FRANSA'NIN HİÇ Mİ SUÇU YOK 01-01-1970 03:00 DAVA ADAMI OLARAK YAŞAYABİLMEK 01-01-1970 03:00 DAR AĞACINDA BİR MAZLUM GENÇ ‘’HAFIZ İBRAHİM EDHEM ‘’ 01-01-1970 03:00 ÖĞRENCİNİN SEVDİĞİ ÖĞRETMEN OLABİLMEK 01-01-1970 03:00 AK PARTİ ÇÖZÜM SÜRECİNDE NELER YAPTI ? 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARI CAMİDEN KOVMAYALIM 01-01-1970 03:00 BARDAĞIN DOLU TARAFINI GÖREBİLMEK 01-01-1970 03:00 ŞANLIURFA EĞİTİMİNDE ÖNEMLİ SORUNLAR 01-01-1970 03:00