Tarlalarda Tükenen Hayatlar Mevsimlik Tarım İşçileri

HAMİT DERMAN

14-10-2025 11:21

Her yıl ilkbaharın başında, Şanlıurfa’nın köylerinde bir hareketlilik başlar. Henüz toprağın bereketi yeşermeden, başka topraklarda ekmek arayışına çıkan binlerce insan, yollara düşer. Çoğu Suruç’tan, Ceylanpınar’dan, Harran’dan, Akçakale’den… Göç ederler ama yurtlarını terk etmezler; sadece geçimlerini başka şehirlerin tarlalarında ararlar.

Urfa, Türkiye’de mevsimlik tarım işçiliğinin hem kaynağı hem de kalbidir. Adana’nın pamuk tarlalarından Mersin’in seralarına, Ordu’nun fındık bahçelerinden Trakya’nın ayçiçeği tarlalarına kadar, ülkenin dört bir yanında Urfa’nın alın teri vardır. Her yıl yüzlerce otobüs, kamyonet, römork dolusu insan; umutla, endişeyle, ama her şeyden çok mecburiyetle yola çıkar.

Pamuk, mercimek, buğday, mısır, soğan, biber, fıstık… Urfa’da her birinin hikâyesi terle başlar. Bu işlerde çalışanlar sabahın ilk ışığında tarladadır; güneş tepelerine çıkmadan alın teri toprağa karışır. Kadınlar hem çalışır hem çocuklarına göz kulak olur. Çocuklar çoğu zaman okullarını bırakır; çadırın gölgesi, defterin yerine geçer.

Göçün en ağır bedelini ise yine bu çocuklar ve kadınlar öder. Eğitimden koparlar, sağlıktan uzak kalırlar. Her yıl Mart ayında başlayan bu göç, Kasım ayına kadar sürer. Mart–Haziran arası fide dikimi, Temmuz–Eylül arası hasat zamanı… Kasım’da pancar ve soğanla sezon biter ama yorgunluk bitmez.

Ve her yıl, bu uzun yolculuğun en acı sayfalarını trafik kazaları oluşturur.

Yorgun, uykusuz, çoğu zaman üst üste bindirilmiş kamyon kasalarında taşınan onlarca tarım işçisi ailesi, yollarda hayatını kaybediyor.

Şanlıurfa’dan Mersin’e giden, Adana’dan dönerken devrilen araçlarda; çoğu zaman haberlere sadece birkaç satır olarak yansıyan ölümler yaşanıyor.

Oysa her biri bir evladın, bir annenin, bir babanın hikâyesi…

Ekmek uğruna yola çıkan bu insanlar, çoğu zaman o ekmeğe kavuşamadan, yolun tozunda kalıyor.

Peki bu insanların güvenliği kimden sorulur?

Yasal olarak, mevsimlik tarım işçileri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın denetimi altındadır. Valilikler, belediyeler, hatta Urfa’daki Mevsimlik Tarım İşçileri İzleme Kurulu gibi yerel birimler de dönemsel önlemler alır. Ancak ne yazık ki bu önlemler çoğu zaman yetersiz kalır.

Denetimler yetersizdir, barınma alanları insani değildir, ulaşım ise en zayıf halkadır. Sigortasız, korumasız, kontrolsüz bir sistem içinde dönüp durur bu çark.

Urfa’dan çıkan her mevsimlik işçi ailesi, Türkiye’nin tarımsal üretimine görünmeyen bir güç katar. Ancak bu emeğin karşılığında alınan pay, çoğu zaman sadece birkaç kuruşluk bir yevmiyeden ibarettir.

Oysa bu insanların alın teriyle ülkenin sofraları doluyor, market rafları renkleniyor.

Ama onların sofrasında çoğu zaman bir tabak eksik, bir umut yarım kalıyor.

Artık bu tabloyu değiştirmek zorundayız.

Mevsimlik tarım işçileri, sadece “geçici” emekçiler değil; bu ülkenin üretim zincirinin temel taşlarıdır.

Onların çocuklarının eğitimi, barınma koşulları, sağlık hakları ve en önemlisi yol güvenliği devletin, yerel yönetimlerin ve hepimizin sorumluluğudur.

Urfa’nın yollarında toz kalktıkça, o tozun ardında kalan hayatları da hatırlamak gerekir. Çünkü o yollar, yalnızca bir ekmek kavgasının değil; insanca yaşama mücadelesinin yollarıdır.

DİĞER YAZILARI Şanlıurfa'da Gençleri Anlamak 01-01-1970 03:00 Affetmek Manevi Yüklerden Kurtulmaktır 01-01-1970 03:00 HER ŞEY SİYASET DEĞİL ! 01-01-1970 03:00 Yılların Sessiz Hikâyesi 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE BİR ÜMMETİN DESTANIDIR 01-01-1970 03:00 Ramazan Urfa’da Yaşanır 01-01-1970 03:00 Zamanın Durduğu Uzun Gece 6 Şubat 01-01-1970 03:00 Bilgimiz Artarken İrfanımız Azaldı 01-01-1970 03:00 Ömür Takviminden Düşen Yaprak Yılbaşı mı, Yol Sonu mu ? 01-01-1970 03:00 Muhafazakarların Varlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 KAVGALARIN GÖLGESİNDE ŞANLIURFA 01-01-1970 03:00 Öğretmeni Sadece Bir Günde Hatırlamak 01-01-1970 03:00 Töre ve Teknoloji Arasında Şanlıurfa’da Genç Olmak 01-01-1970 03:00 Taziye Yemekleri Paylaşmak mı Yük Olmak mı? 01-01-1970 03:00 Geleceğin Dahileri Deneyap Atölyelerinde Yetişiyor 01-01-1970 03:00 Asalet mi Maharet mi Önemli? 01-01-1970 03:00 Halef Dizisi Urfa’yı Anlatıyor mu ? 01-01-1970 03:00 Başarısızlığa Günah Keçisi Aramayı Bırakalım 01-01-1970 03:00 Mavi Marmara’dan Küresel Sumud Filosuna Vicdanın Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Gençliğin İnşasında Gençlik Merkezlerimizin Rolü 01-01-1970 03:00 Okullar Açılırken Şanlıurfa’da Eğitimin Durumu 01-01-1970 03:00 Şehrin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Sarı Öküz ve Gazze 01-01-1970 03:00 NİYET ETTİM ADAYLIĞA; UYDUM KALABALIĞA 01-01-1970 03:00 İslam Güneşinden Nasipsiz Olanlar 01-01-1970 03:00 İslam Güneşinden Nasipsiz Olanlar 01-01-1970 03:00 Berat Gecesinde Rabbe Ubudiyetle Yönelmek 01-01-1970 03:00 ÖMÜR SERMAYESİ VE MÜBAREK AYLAR 01-01-1970 03:00 İMANIN TEKNİĞE MEYDAN OKUDUĞU MEKAN ÇANAKKALE 01-01-1970 03:00 GENÇLERİMİZE ŞEFKATLE YAKLAŞALIM 01-01-1970 03:00 BETONLAŞAN HAYATLAR 01-01-1970 03:00 ORTADOĞUDA TAŞTAN ADAMLARIN YERİNE İNSANLIK YIKILDI 01-01-1970 03:00 BAŞLIĞI OLMAYAN HAYAT 01-01-1970 03:00 GENÇLİK URFA’DA DAHA GÜZEL BİLİYOR MUSUN? 01-01-1970 03:00 URFALI BÜROKRAT SAYISI NASIL ARTAR 01-01-1970 03:00 FRANSA'NIN HİÇ Mİ SUÇU YOK 01-01-1970 03:00 DAVA ADAMI OLARAK YAŞAYABİLMEK 01-01-1970 03:00 DAR AĞACINDA BİR MAZLUM GENÇ ‘’HAFIZ İBRAHİM EDHEM ‘’ 01-01-1970 03:00 ÖĞRENCİNİN SEVDİĞİ ÖĞRETMEN OLABİLMEK 01-01-1970 03:00 AK PARTİ ÇÖZÜM SÜRECİNDE NELER YAPTI ? 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARI CAMİDEN KOVMAYALIM 01-01-1970 03:00 BARDAĞIN DOLU TARAFINI GÖREBİLMEK 01-01-1970 03:00 ŞANLIURFA EĞİTİMİNDE ÖNEMLİ SORUNLAR 01-01-1970 03:00