Bediüzzaman Said Nursî’ye Göre Cumhuriyet

RÜSTEM GARZANLI

29-03-2026 20:34

 

Bediüzzaman Said Nursi anma haftası münasebetiyle onun görüşleri ışığında cumhuriyete bakışını anlatan yazımızla Bediüzzaman Said Nursi’yi rahmetle anıyoruz.

Bediüzzaman Said Nursî’nin cumhuriyet hakkındaki görüşleri, onun hayatının farklı dönemlerine göre değişen ama temelde “adalet, meşveret ve hürriyet” ekseninde şekillenen bir anlayışa dayanır. Bu meseleyi doğru anlamak için özellikle Eski Said ve Yeni Said dönemlerini ayırarak bakmak gerekir.

Eski Said Dönemi
Bediüzzaman Meşrutiyet ve Cumhuriyeti savunmuş. Osmanlı’nın son döneminde meşrutiyeti (anayasal yönetim) güçlü şekilde desteklemiştir.
Bediüzzaman’a göre: İstibdat (baskıcı yönetim) İslam’a aykırıdır. Hürriyet (özgürlük), İslam’ın ruhuna uygundur. Meşveret (danışma), Kur’an’ın emridir. Bu bağlamda cumhuriyetin temel ilkeleri olan: Halkın yönetime katılması, hukukun üstünlüğü ve istişare gibi hususları İslam’a uygun prensipler olarak görülmüştür. “Meşrutiyet: adalet ve meşveretten ibarettir.” görüşünü desteklemiştir.
Bu yaklaşım, cumhuriyet fikrine zemin hazırlayan bir anlayıştır.
Örneğin: Said Nursî Hazretleri Doğu vilayetlerinde Kürdistan olarak ifade ettiği bölgelerde hürriyeti anlatması, onun dikkat çekici faaliyetlerinden biridir. Bu faaliyetler özellikle II. Meşrutiyet sonrasında, yani II. Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte yoğunlaşmıştır.
Said Nursî, Doğu Anadolu’daki aşiretleri dolaşarak hürriyeti yanlış anlayan halka yerinde, somut ve İslamî bir dille izah etmiştir. Bu anlatımların en önemli kaynağı Münazarat adlı eseridir. Onun, hürriyetin yanlış anlaşılmasına müdahâlesi o dönemde halk arasında hürriyet: Başına buyruk olmak, devlete karşı gelmek ve sınırsız serbestlik gibi yanlış anlaşılmıştı.
Bu yanlış algıyı düzeltmek için şöyle der:
“Hürriyet: Ne nefsine ne de başkasına zarar vermemektir.” Münazarat Yani hürriyet keyfîlik değil, sorumlulukla birlikte bir özgürlüktür.

Aşiretlerle Diyalog Kurması
Said Nursî, bölgedeki aşiret reisleri ve halkla münazara (karşılıklı konuşma) yöntemiyle konuşmuştur. Halk ona sorular sorar, o da cevap verir.
Bir aşiret ferdinin sorusu: “Hürriyet nedir? Biz ne yapacağız?”
Cevap: “Hürriyet odur ki, kanun-u adalet ve te’dibden başka kimse kimseye tahakküm etmesin.” Yani kimse keyfine göre başkasına hükmedemez ve herkes hukuk önünde eşittir.
Bediüzzaman, “Hürriyet, şeriatın bir hakikatidir.” demiş.
Çünkü hürriyeti Batı’dan gelen bir kavram olarak değil, İslam’ın özünde var olan bir değer olarak sunar. Böylece halkın güvenini kazanır. “İstibdat, zulümdür.” hürriyeti bunun zıddı olarak tanımlar. İstibdat, korku ve baskıdır; Hürriyet ise adalet ve hukuktur.
Halka şu mesajı verir: “Siz artık kul değil, hukuk sahibi bireylersiniz.”
Bediüzzaman, Münazarat eserinde hürriyeti anlatmak için temsiller kullanır. Birinde şöyle der:
“Bir köyde bir ağa herkese hükmederse bu istibdattır.
Eğer kanun hâkim olursa bu hürriyettir.” Bu basit örnekle: Aşiret düzeninden, Hukuk devletine geçişi anlatır.
Halkın en büyük endişesi şuydu: “Hürriyet gelirse din elden gider mi?”
Bediüzzaman cevap verir:
“Hürriyet-i şer’iye, adab-ı şeriatla müteeddip olmaktır.” Yani: Gerçek hürriyet dine zarar vermez, aksine dini daha doğru yaşatır.
Said Nursî’nin Kürdistan bölgesini dolaşmasının temel amacı: Cehaleti gidermek, yanlış hürriyet anlayışını düzeltmek, aşiret yapısını hukuk anlayışına yaklaştırmak ve Kürtler ile Osmanlı arasında güveni artırmaktır.
Said Nursî’nin Kürdistan vilayetlerinde anlattığı hürriyet: Keyfilik değil, hukuk içinde özgürlük, başkasına zarar vermemek, İslam ile uyumlu bir sistem ve istibdada karşı adalet rejimi muhafaza etmeyi tavsiye etmiştir.

Cumhuriyetin İlanı ve İlk Tepkileri
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanı sonrasında Said Nursî, yeni yönetime tamamen karşı çıkmamış; ancak uygulamalara eleştirel yaklaşmıştır. Özellikle dinin kamusal hayattan dışlanması, laikliğin sert yorumlanması ve dindar kesime baskılar gibi konularda ciddi eleştiriler yapmıştır.
Said Nursî’nin idealindeki cumhuriyet:
Adaletli olmalı, hürriyeti korumalı, dine düşman olmamalı ve milletin değerleriyle barışık olmalı. Bediüzzaman hazretleri bu yüzden cumhuriyete değil; “dinsizliğe alet edilen cumhuriyet anlayışına” karşı gelmiştir. Kendi ifadesiyle: “Ben dindar bir cumhuriyetçiyim.” demiş.

Yeni Said Dönemi
Siyaseti bırakmış, toplumsal değişimi iman ve eğitim yoluyla gerçekleştirmeye çalışmıştır.
Cumhuriyetle ilgili tartışmalara doğrudan girmek yerine bireylerin imanını güçlendirmeyi, toplumu ahlâken ihya etmeyi ön plana almıştır.
Bediüzzaman’a göre:
Cumhuriyet, özünde İslam’a uygun olabilir. Ancak uygulamada adalet ve hürriyetten saparsa eleştirilmelidir. En doğru model: “Dindar, adil ve meşveret esaslı bir cumhuriyet” olmalıdır. Ona göre: “Hürriyet-i şer’iye, adab-ı şeriatla müteeddip olmaktır.” Yani sınırsız özgürlük yoktur. Ahlakla sınırlı bir özgürlük vardır. Bu da onun “dindar cumhuriyet” fikrinin temelidir.
Bediüzzaman hazretleri istibdadı eleştirmiştir:
Cumhuriyetin karşısına “istibdatı” koyar: “İstibdat zulümdür. Meşrutiyet ise adalettir.” Değişik bir ifadeyle: “İstibdat, bir şahsın keyfine tabi olmaktır.”
Bu yaklaşımda: Tek adam yönetimi = reddedilir. Halkın katılımı esas alınır. Bu da doğrudan cumhuriyetin özünü destekler. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanı sonrasında Bediüzzaman, uygulamalara dair eleştiriler yapar. Özellikle: “Bir kısım ehl-i dalalet, cumhuriyeti dinsizliğe alet etmek istiyorlar.” (Lahikalar)
Burada açıkça: Cumhuriyetin kendisi değil, onun yanlış kullanımı eleştirilmektedir.
Risale-i Nur perspektifinde gerçek cumhuriyet:
Adalet üzerine kurulu, meşvereti esas alan, hürriyeti koruyan ve dine düşman olmayan bir sistemdir. Bu anlayış dolaylı olarak şu Kur’anî ilkeye dayanır: “Onların işleri aralarında şura iledir.” (Şura Suresi, 38. ayet)
Yeni Said Döneminde Bediüzzamanın Siyasetten Çekilmesinin sebebi:
“Bu zamanın en büyük farz vazifesi iman hizmetidir.” Bu şu anlama gelir: Siyasi sistemden daha önemli olan insanın imanını kurtarmaktır.

Sonuç
Cumhuriyet İslam’a uygundur. (öz itibariyle) Şura ve adaletin sistemleşmiş halidir. Ama dinsizliğe alet edilirse bozulur.
28.3.2026
Rüstem Garzanlı

DİĞER YAZILARI Paylaşmanın ve Kardeşliğin Bayramı: Kurban Bayramı 01-01-1970 03:00 Kurban Bayramı'nın Fazileti 01-01-1970 03:00 Şefkatin Sessiz Kanunu 01-01-1970 03:00 Bir Anın Pişmanlığı ve Hoşgörünün Sessiz Dili 01-01-1970 03:00 Ölümü Bir Uyanış Vesilesi Olarak Görmek Lazım 01-01-1970 03:00 “Biz” ve “Ben” Arasında İlâhî Hitabın Sırrı 01-01-1970 03:00 Gülistan Anneden bir diriliş hikâyesi 01-01-1970 03:00 Bu dünya bu nizâ’ya değmez 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman Said Nursî’nin Bakışıyla “Terörsüz Türkiye” (1) 01-01-1970 03:00 Cefa için vefayı terk etme 01-01-1970 03:00 Siyonizm'in Hedefleri 01-01-1970 03:00 Bayramlar Umutların Yeniden Yeşerdiği Günlardir 01-01-1970 03:00 Zekât, Fidye ve Fitre kimlere verilebir? 01-01-1970 03:00 Acz ve fakr” yolu 01-01-1970 03:00 Rahman ve Rahim İsimlerinin Tecelli Sahası 01-01-1970 03:00 Orucun Hikmetleri 01-01-1970 03:00 Cenâb-ı Allah, Zenginleri Fakirlerin Yardımına Dâvet Ediyor ! 01-01-1970 03:00 Bir vedanın hazin öyküsü 01-01-1970 03:00 Namus Müdafaasına Sason İsyanı Dediler 01-01-1970 03:00 Şeyh Halit Olayı Zulme Karşı Bir Halk Protestosudur 01-01-1970 03:00 Yüksek Ahlâkın Esası ve Temeli Nedir? 01-01-1970 03:00 Ameli Değerli Kılan Niyettir 01-01-1970 03:00 Annemin Tandır Ekmeği 01-01-1970 03:00 Neden Dost Diyoruz? 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyüb (as)’ın Kıssasından Günümüze Mesajlar! (6) 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyüb (as)’ın Kıssasından Günümüze Mesajlar (4) 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyüb (as)’ın Kıssasından günümüze mesajlar (3…) 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyüp (as)'ın kıssasından günümüze mesajlar!(2…) 01-01-1970 03:00 Memo ile Sero’nun serencamı 01-01-1970 03:00 Mevlid-i Nebeviniz hayırlı olsun! 01-01-1970 03:00 Hastaneler önlerinde yatanlar bize ne anlatıyorlar? 01-01-1970 03:00 Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Taziye Gelenekleri 01-01-1970 03:00 Mü'min Neden Uzun Yaşamak ister ? 01-01-1970 03:00 Kimlerin şefaat hakkı vardır ? 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman, Kavl-i Nevâlâ Sîsebân Destanı tarzında Lemaât’ı yazmış 01-01-1970 03:00 Nerede o eski köy hayatı! 01-01-1970 03:00 Kurban Bayramınızı tebrik ederiz 01-01-1970 03:00 Kadının yeri evi, eğlencesi evlâdıdır 01-01-1970 03:00 Peygamberler ile Semavi Kitapların gönderilmesinin hikmeti nedir? 01-01-1970 03:00 Anneme mektup 01-01-1970 03:00 Said Nursî hazretleri tesettür Risalesi için mahkûm edilmişti 01-01-1970 03:00 Kudret sahibi Allah, (cc) kâinatta her şeyi çift yaratmış 01-01-1970 03:00 Eğer hastalık olmazsa, sıhat ve afiyet gaflet verir 01-01-1970 03:00 Sünnet giderse, Kur’ân’da gider 01-01-1970 03:00 “Ölüm, suretten göründüğü gibi dehşetli değil” 01-01-1970 03:00 Allah (cc), mü’minleri kardeşliğe dâvet ediyor 01-01-1970 03:00 Ahlâk nedir 01-01-1970 03:00 Kur’ân-ı Kerîm insanları çalışmaya teşvik ediyor 01-01-1970 03:00 Haset ve Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Yemişlerin sultanı 01-01-1970 03:00 Siyonistlerin protokolleri 01-01-1970 03:00 Nurcular neden Üstad diyorlar? 01-01-1970 03:00 Musibetler etrafımızı sarmış 01-01-1970 03:00 Hüzünlü bir sonbahar 01-01-1970 03:00 Bedduadan sakınmalıyız 01-01-1970 03:00 Ya hayır söyle, ya da sus ! 01-01-1970 03:00 Anne baba hukuku 01-01-1970 03:00 Kur'ân başka dillerle yazılıp okunabilir mi? 01-01-1970 03:00 Sırr-ı uhuvvet nasıl tezahür eder? 01-01-1970 03:00 Annem babam yanımıza gelse huzurum kaçar 01-01-1970 03:00 “Sevgi” konferansından notlar 01-01-1970 03:00 Zevale mahkûm olan bir şey İlâh olamaz 01-01-1970 03:00 Ramazan bayramınızı tebrik ederiz 01-01-1970 03:00 Muhabbete muhabbet edelim 01-01-1970 03:00 Gıybet neden çirkindir? 01-01-1970 03:00 Şark’ın Âlimleri Bediüzzaman’ı anlatıyorlar! 01-01-1970 03:00 Gıybet neden çirkindir? 01-01-1970 03:00 Kâb-ı Kavseyn makamı 01-01-1970 03:00 Duâ rahmet kapılarını açar 01-01-1970 03:00 Meşveret edin 01-01-1970 03:00 Haset, fena insanların silâhıdır... 01-01-1970 03:00 Nefis ve Şeytanın şerrinden kurtulma çaresi 01-01-1970 03:00 Şeyh Said isyanın ardından, Sason İsyanı başlatıldı 01-01-1970 03:00 Hüsn-ü zann ile Sû-i zann 01-01-1970 03:00 Diyarbakır, “Şeyh Said Bulvarı” 01-01-1970 03:00 “Bâzen Zaaf Zâlim olur” 01-01-1970 03:00 Cenab-ı Allah, bizi şükre dâvet ediyor 01-01-1970 03:00 İsrail zulmüne dur diyecek yok mu? 01-01-1970 03:00 MEVLİD-İ NEBÎYENİZİ TEBRİK EDERİZ 01-01-1970 03:00 Besmele'nin fazilet ve ehemmiyeti 01-01-1970 03:00 Muş, Tanköy’de birbirini seven iki gencin acı sonu 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyûb (a.s.)’mın kıssasından günümüze mesaj (9) 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyub (a.s.)’ın kıssasından günümüze mesajlar (8) 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyûb (a.s.’dan günümüze mesaj (7) 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyub (as)’ın kıssasından günümüze mesajlar (6) 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyup (as)’ın kıssasından günümüze mesajlar (5) 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyup (as)’ın kıssasından günümüze mesajlar (4) 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyûb (a.s.)’mın kıssasından günümüze mesajlar (3) 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyup (a.s.)’mın kıssasından günümüze mesajlar (2) 01-01-1970 03:00 Hazreti Eyyup (a.s)’mın kıssasından günümüze mesajlar (1) 01-01-1970 03:00 Hazreti Yunus (as)’ın kıssasından günümüze mesajlar (3) 01-01-1970 03:00 Hazreti Yunus (a.s.)’mın kıssasından günümüze mesajlar (2) 01-01-1970 03:00 Hazreti Yunus (a.s.)’ın kıssasından günümüze mesajlar (1) 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman neden siyasetten uzaklaşmıştır? 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman Said Nursi’nin Siyasete Bakışı 01-01-1970 03:00 Ramazan Bayramınızı Tebrik ederiz. 01-01-1970 03:00 Leyle-i Berat’ın önemi 01-01-1970 03:00 Ölümden sonra kabir hayatı 01-01-1970 03:00 Şuhûr - u Selâsenizi tebrik ve tes'id ederiz 01-01-1970 03:00 Kâinatta tesanüd hükmeder 01-01-1970 03:00 Çiçekler hâl dili ile tesbih ederler 01-01-1970 03:00 Nasihatlerin tesir yolu iknadır 01-01-1970 03:00 İktisat, manevî bir şükürdür 01-01-1970 03:00 Allah’a iman 01-01-1970 03:00 İçimiz hüzünlü bir sonbahar 01-01-1970 03:00 Kâinatın idaresinde suhûlet var….. 01-01-1970 03:00 Küll kimin mahlûku ise, cüz’ de O’nun mahlûkudur 01-01-1970 03:00 Bütün varlıklar Allah’ı tesbih ederler 01-01-1970 03:00 Kendini gösteren birlik mührü 01-01-1970 03:00 Tevhid mührü 01-01-1970 03:00 Zevale mahkûm olan bir şey İlâh olamaz 01-01-1970 03:00 “Önce iman, sonra namaz" 01-01-1970 03:00 Annem yanımıza gelse…. 01-01-1970 03:00